engelleyici

C2 seviye
TR → EN
"engelleyici" kelimesinin İngilizcesi: preventive, repressive. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpreventive
Genelrepressive
Tanım
•sıfat: Engelleme özelliği olan (kimse veya şey)
•isim: Depolanan benzinlerde gazlaşmayı, yağlama yağlarındaki renk değişimini, türbin yakıtlarında korozyonun istenmeyen etkilerini önleme veya geciktirme vb. amaçlar için kullanılan, petrol ürünlerinde doğal olarak bulunan veya çok küçük oranlarda sonradan katılan bir madde; inhibitör
Diğer Dillerde
preventative
çekim: karşılaştırma präventiver · üstünlük am präventivsten
aile: Präventivbehandlung, Präventivkrieg, Präventivmaßnahme, Präventivmedizin, Präventivmittel, Präventivschlag, Präventivverkehr
Sein Fluchen dringt aus dem Labor. — Doktor laboratuvardan bir sinir engelleyici alır.
Fransızcapréventif, répressif /pʁe.vɑ̃.tif/
preventive
köken: From the stem of prévention + -if.
aile: préventivement
Une erreur de dosage par le laboratoire. — Doktor laboratuvardan bir sinir engelleyici alır.
İspanyolcapreventivo, represivo /pɾebenˈtibo/
preventive, preemptive
köken: From Latin praeventus + -ivo.
aile: guerra preventiva, preventivamente, prisión preventiva
Las barreras no están hechas en absoluto para mar abierto. — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
İtalyancarepressivo /re.presˈsi.vo/
repressive
eş: coercitivo, costrittivo, opprimente, punitivo, soffocante
aile: repressivamente
Le barriere non sono assolutamente fatte per l'alto mare. — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
Rusçaхим. ингибитор
Её силы боятся даже люди из лаборатории. — Doktor laboratuvardan bir sinir engelleyici alır.
Arapçaاِحْتِرَازِيّ, رَدْعِيّ, وِقَائِيّ
والتي لم تصنع في الاساس للمياه الكبيرة المفتوحة — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
Japonca抑止力となる
原油が多くたまっている箇所を 囲うこともできません — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
present participle of förebygga, preventing (in the sense outlined at förebygga)
aile: brottsförebyggande, klumpförebyggande
Det fanns en hämmande komponent- -mellan alkemisten och energin. — Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.
förebyggande åtgärder
Lehçezapobiegawczy /za.pɔ.bjɛˈɡaf.t͡ʂɘ/
preventive · precautionary
eş: prewencyjny, zaradczy, profilaktyczny
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *gʰe? Proto-Indo-European *ǵʰō Proto-Balto-Slavic *źō Proto-Slavic *za Proto-Slavic *za- Old Polish za- Polish za- Proto-Indo-European *h₂ep Proto-Indo-European *-o Proto-Indo-European *h₂epó Proto-Indo-European *h₂pó Proto-Balto-Slavic *pa Proto-Slavic *po Proto-Slavic *po- Old Polish po- Polish po- Proto-Indo-European *bʰegʷ-der. Proto-Balto-Slavic *bḗˀgtei…
Ale zapory się nie sprawdzają na otwartych wodach. — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
Hintçeदमनकारी /d̪ə.mən.kɑː.ɾiː/
oppressive, repressive
köken: From दमन (daman, “suppression”) + कारी (kārī, “doer, causing”).
Finceennaltaehkäisevä, estävä, repressiivinen, sortava, sorto- /ˈenːɑltɑˌehkæi̯seʋæ/
preventive, preventing
aile: ennaltaehkäisevästi
Puomeja ei suinkaan ole tehty avovesikäyttöön. — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
Çekçepreventivní /ˈprɛvɛntɪvɲiː/
preventive
Norné stěny jsou absolutně nevhodné pro otevřené moře. — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
Norveççeforebyggende
Endonezcerepresif /re.ˈpre.sɪf/
repressive
çekim: karşılaştırma lebih represif · üstünlük paling represif
köken: Borrowed from Dutch repressief (“repressive”).
Booming jelas tidak untuk air perairan bebas. — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
Bulgarcaпотиснически, превантивен, предпазен, профилактичен, репресивен
Бариерите не са за открити води. — Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
Katalancapreventiu, repressiu, غارprofilàctic /pɾə.vənˈtiw/
preventive, preventative
köken: Formed by analogy on the basis of Latin praeventus.
aile: preventivament
İrlandacatoirmeascach
prohibitive; preventive, obstructive · mischievous · accidental
çekim: karşılaştırma toirmeascaí · üstünlük is toirmeascaí
köken: From toirmeasc (“prohibition; prevention, hindrance; mischief, dissension; mishap, misfortune”) + -ach (adjectival suffix).
Ermeniceկանխարգելիչ /kɑnχɑɾkʰeˈlit͡ʃʰ/
preventive
çekim: üstünlük ամենականխարգելիչ
köken: կանխարգելել (kanxargelel) + -իչ (-ičʻ)
Tagalogcapang-apula
Örnek Cümleler
Bir sensör/engelleyici ekleyin.
Add a sensor/blocker.
Reklam engelleyici kullandığınızı tespit ettik.
We noticed you're using an ad blocker.
Üstelik onlar, azabı engelleyici de değillerdir.
And they will not be able to prevent it.
Mirisetin, doğal bir MEK1 engelleyicisidir.[1][2]
A natural MEK1 inhibitor is myricetin.[20][21]
Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
The booms are absolutely not made for open water.
Bununla birlikte planı proaktif değil, “engelleyici” buluyorlar.
At the same time, however, they view the plan as preventative, not proactive.
Ona bir hayır dokunduğunda engelleyici olur (veya cimrilik eder).
If good comes to him he holds back his hand,
Yaptıkları sadece engelleyici şeritler ve seyrelticiler kullanmak.
Mainly what they're doing is booms and dispersants.
Beyanat, "Bu ülkede engelleyici faaliyetlere yer yoktur," şeklinde devam ediyor.
''There is no place for obstructionist activities in this country.''
bariyer, AT yarışlarında başlangıç ve koşu esnasında pistten taşmayı engelleyici
barrier, what a horse comes out of at a start of a race
Bebeklerden daha sonra yardımcı veya engelleyici karakter seçimleri gözlemlendi.
Infants were then asked to reach for their choice of either the helper or hinderer character.
Ama süreç çok pahalıdır ve dünya etrafında birçok ülke için maliyet-engelleyicidir.
But the process is very expensive and it's cost-prohibitive for many countries around the globe.
engelleyici ile daha fazla örnek cümle →