Ana içeriğe geç
Sözlük
/
dilbilimci

dilbilimci

noun
TR → EN
"dilbilimci" kelimesinin İngilizcesi: linguist. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellinguist

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)dilbilimciyi
Yönelme (-e)dilbilimciye
Bulunma (-de)dilbilimcide
Çıkma (-den)dilbilimciden
Tamlayan (-in)dilbilimcinin
Çoğul (-ler)dilbilimciler

Tanım

•Dilbilimle uğraşan kimse
•Dillerin yapısını, gelişmesini, dünyada yayılmasını ve aralarındaki ilişkileri ses, biçim, anlam ve cümle bilgisi bakımından genel veya karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim ile uğraşan kimse

Diğer Dillerde

AlmancaLinguist, Linguistin, Sprachforscher, Sprachforscherin, Sprachwissenschafter, Sprachwissenschafterin /lɪŋˈɡu̯ɪst/
linguist
çekim: çoğul Linguisten · tamlayan Linguisten
eş: Sprachforscher, Sprachwissenschaftler
köken: Derived from Latin lingua (“language”) + -ist. Popularised in the 20th century under influence of English linguist, whence it may also have been borrowed in the 16th century.
aile: Linguistik, linguistisch
Ich bin Arzt und kein Linguist! — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
Fransızcalinguiste /lɛ̃.ɡɥist/
linguist (one who studies linguistics)
çekim: çoğul linguistes
köken: From Latin lingua + -iste.
aile: linguistique
Je suis médecin et non philologue. — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
İspanyolcalingüista /linˈɡwista/
linguist
çekim: çoğul lingüistas
eş: filólogo
Varios Autores (LIMC). — Çoğu dilbilimci (örn.
İtalyancalinguista /linˈɡwis.ta/
linguist
çekim: çoğul linguisti
köken: Borrowed from French linguiste, from Latin lingua + -iste.
Ray Jackendoff (23 gennaio 1945) è un linguista statunitense. — Ray Jackendoff (d.23 Ocak 1945) Amerikalı dilbilimci.
Rusçaязыковед, лингвист
Это из работы лингвистки-феминистки Джулии Пенелопи. — Bu feminist dilbilimci Julia Penelope'nin çalışmalarından aldığım bir örnek.
Arapçaعَالِم لُغَوِيّ, لِسَانِيّ, لُغَوِيّ
يونانيون كبادوكيون. — Türk dilbilimci.
Azericedilçi, dilşünas, linqvist /dilˈt͡ʃi/
linguist
çekim: çoğul dilçilər · tamlayan dilçinin
köken: Morphologically from dil (“language”) + -çi
aile: dilçilik
Kazakçaлингвист, тіл маманы
Özbekçetilchi, tilshunos
linguist
çekim: çoğul tilshunoslar · tamlayan tilshunosning
köken: From til + -shunos.
aile: tilshunoslik
Tatarcaтел белгече, телче
Felemenkçelinguïst, taalkundige (eril)
linguist (one who studies linguistics)
çekim: çoğul linguïsten
eş: taalkundige, glottoloog
köken: From Latin lingua + -ist.
Ich bin Arzt und kein Linguist! — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
Portekizceintérprete, tradutor /ĩˈtɛʁ.pɾe.t͡ʃi/
interpreter (one who interprets speech in another language) · performer · an actor/actress
çekim: çoğul intérpretes
köken: From Latin interpres.
Karl Verner foi um dos filólogos que se inspiraram no trabalho de Rask. — Karl Verner, Rask'ın izinden giden dilbilimcilerden biridir.
O intérprete traduz muito rapidamente, estou chocado.
Yunancaγλωσσολόγος (eril)
linguist
çekim: çoğul γλωσσολόγοι · tamlayan γλωσσολόγου
köken: From γλωσσολογία f (glossología, “linguistics”).
Αυτό είναι από το έργο της φεμινίστριας γλωσσολόγου Τζούλια Πενέλοπε. — Bu feminist dilbilimci Julia Penelope'nin çalışmalarından aldığım bir örnek.
Japonca翻訳家, 翻訳者, 言語学者, 通訳 /hõ̞ɰ̃ja̠kɯ̟ka̠/
translator
köken: 翻訳(ほんやく) (hon'yaku, “translation”) + 家(か) (-ka, “-er; specialist”)
レイ・ジャッケンドフ(Ray Jackendoff 1945年-)は、アメリカの言語学者。 — Ray Jackendoff (d.23 Ocak 1945) Amerikalı dilbilimci.
Korece언어학자 /ʌ̹nʌ̹ɦa̠k̚t͡ɕ͈a̠/
linguist; philologist
köken: Sino-Korean word from 언어학(言語學) (eoneohak, “linguistics”) + 者 (“person”).
이것은 페미니스트 언어학자인 줄리아 페네로페의 연구 내용입니다. — Bu feminist dilbilimci Julia Penelope'nin çalışmalarından aldığım bir örnek.
linguist
çekim: çoğul språkforskares · tamlayan språkforskares
köken: Compound of språk + forskare.
Jag är inte språkman. — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
linguist (one who studies linguistics)
çekim: çoğul językoznawcy · tamlayan językoznawcy
eş: lingwista, językowiec
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *dn̥ǵʰwéh₂s Proto-Balto-Slavic *inźūˀs Proto-Indo-European *-kos Proto-Slavic *-kъ Proto-Slavic *ęzykъ Old Polish język Polish język Proto-Slavic *-o- Old Polish -o- Polish -o- Proto-Indo-European *ǵneh₃- Proto-Balto-Slavic *źnṓˀtei Proto-Slavic *znàti Old Polish znać Proto-Slavic *-vati Old Polish -wać Old Polish znawać Polish znawać Proto-Indo-European *-keh₂…
aile: językoznawczy
Ray Jackendoff (ur. 23 stycznia 1945 r.) - amerykański językoznawca. — Ray Jackendoff (d.23 Ocak 1945) Amerikalı dilbilimci.
Ukraynacaлінгві́ст, лінгві́стка, мовозна́вець
1 червня 1937) — провідний болгарський лінгвіст, етнограф та історик. — 1 Haziran 1937, Sofya), Bulgar dilbilimci, etnograf ve tarihçi.
Hintçeभाषाविद (eril) /bʱɑː.ʂɑː.ʋɪd̪/
linguist
çekim: çoğul भाषाविदों
köken: From भाषा (bhāṣā, “language”) + विद् (vid, “knower, scholar”).
linguist
çekim: çoğul kielentutkijat · tamlayan kielentutkijan
köken: kielen (genitive) + tutkija
Minä olen lääkäri, En ole kielimiehiä. — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
Çekçejazykovědec, jazykovědkyně, lingvista, lingvistka (eril) /ˈjazɪkovjɛdɛt͡s/
linguist (scientist)
çekim: çoğul jazykovědci · tamlayan jazykovědce
eş: lingvista, jazykozpytec
köken: From jazyk + -o- + vědec.
Vychází to z práce feministické lingvistky Julie Penelope. — Bu feminist dilbilimci Julia Penelope'nin çalışmalarından aldığım bir örnek.
interpreter
çekim: çoğul interpreți · tamlayan interpretului
köken: Borrowed from French interprète, from Latin interpres.
Sunt doctor, nu lingvist. — Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
Macarcafordító, idegen nyelveken tudó ember (jól), idegen nyelveket beszélő ember (jól), nyelvész, nyelvtudós, tolmács /ˈfordiːtoː/
present participle of fordít
çekim: çoğul fordítók
köken: fordít (“to turn over, translate”) + -ó (present-participle suffix)
aile: fordítós, fordítógép, fordítóiroda, fordítókorong, fordítóprogram, fordítószótár, mozdonyfordító, sorsfordító
Ezt Julia Penelope feminista nyelvész munkájából vettem. — Bu feminist dilbilimci Julia Penelope'nin çalışmalarından aldığım bir örnek.
İbraniceבַּלְשָׁן
הדוגמה מגיעה מעבודתה של הבלשנית הפמיניסטית ג'וליה פנלופה. — Bu feminist dilbilimci Julia Penelope'nin çalışmalarından aldığım bir örnek.
Dancasprogforsker, sprogvidenskabsmand
linguist
çekim: çoğul sprogforskere · tamlayan sprogforskers
köken: From sprog + forsker
Norveççespråkforsker, språkvitenskapsmann, språkviter
Verker av grammatikeren Vacca og poeten Statius synes å støtte påstanden at Lucanus skrev niddikt om keiseren. — Dilbilimci Vacca ve şair Statius, Lucan'ın Nero'yu küçük düşüren şiirler yazdığı iddialarını destekler.
Vietnamcanhà ngôn ngữ học
Vào năm 1949, Chomsky thành hôn với nhà ngôn ngữ Carol Schatz. — Noam Chomsky 1949 yılından beri Dilbilimci Carol Chomsky ile evlidir.
Bulgarcaезикове́д
Рей Джакендоф (на английски: Ray Jackendoff) е американски езиковед. — Ray Jackendoff (d.23 Ocak 1945) Amerikalı dilbilimci.

Örnek Cümleler

Dan bir dilbilimci.
Dan is a linguist.
Tom bir dilbilimci.
Tom is a linguist.
O kurnaz bir dilbilimcidir.
She's a cunning linguist.
Dilbilimci olmak istiyorum.
I want to be a linguist.
O, yetenekli bir dilbilimcidir.
He's a skilled linguist.
Dan bir dilbilimci ve çevirmendir.
Dan is a linguist and a translator.
Matematikçi ve Chomskyan dilbilimcisi.
Mathematician and Chomskyan linguist.
Ben bir doktorum, bir dilbilimci değil.
I'm a doctor, not a linguist.
Amy Adams, Dr. Louise Banks, dilbilimci.
Amy Adams as Dr. Louise Banks, a linguist.
Dilbilimci birkaç Çin lehçesinde akıcıdır.
The linguist is fluent in several Chinese dialects.
Bu adam bir dilbilimci. Onun bilmesi doğal.
This man is a linguist. It's natural that he know.
Fakültenin web sayfası Dilbilimciler listesi
Faculty web page Linguist list
dilbilimci ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod