dikeç

TR → EN
Tanım
•bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir
•Bir soyadı. Sütun, dikil, dikilmiş
•kazık, sırık, ağaç çubuk
•Bağ çubuğu dikmek için delik açmaya yarayan demir
•Değnekten uzun ve kalınca ağaç
Diğer Dillerde
Rusçaподпорка (dişil) /pɐtˈporkə/
diminutive of подпо́ра (podpóra): prop, support
çekim: çoğul подпо́рки · tamlayan подпо́рки
eş: опора, подпора
köken: подпо́ра (podpóra) + -ка (-ka)
Сделай себе кисточки на четырех углах покрывала твоего, которым ты покрываешься. — ‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››
Örnek Cümleler
Gün gelecek hepimiz nalları dikeceğiz.
The day will come when we will all kick the bucket.
Tom ağacı nereye dikeceğine karar veremedi.
Tom couldn't decide where to plant the tree.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››
You shall make yourselves fringes on the four borders of your cloak, with which you cover yourself.
O, palmiye ağaçlarını nasıl dikeceğini bilir.
He knows how to plant palm trees.
Tom Mary'ye gülleri nereye dikeceğini söyledi.
Tom told Mary where to plant the roses.
O bana nasıl dikiş dikeceğimi bilip bilmediğimi sordu.
She asked me if I knew how to sew.
Tom'un, laleleri meşe ağacının yanına dikeceğini sanıyordum.
I thought Tom would plant the tulips near the oak tree.
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.
I thought Tom would plant those flowers near the oak tree.
'Çamlar buraya dikilecek, hiç biriniz katılmazsa ben tek başıma dikeceğim.
So shall those blots that do with me remain, / Without thy help, by me be borne alone.
Daha sonra cerrah, onu üst tarsal kenara bağlayan Whitnall bağını dikecektir.
Then the surgeon will suture the Whitnall's ligament connecting it to the superior tarsal edge.
Ayrıca, 10 yıl içinde "Kuzey Kore bayrağını aya dikeceklerini" umduğunu söyledi.
He also said that he hoped they would "plant the flag of the DPRK on the moon" within 10 years.
dikeç ile daha fazla örnek cümle →