Tom ağacı nereye dikeceğine karar veremedi.Tom couldn't decide where to plant the tree.
O, palmiye ağaçlarını nasıl dikeceğini bilir.He knows how to plant palm trees.
Tom'un o çiçekleri meşe ağacının yanına dikeceğini düşünüyordum.I thought Tom would plant those flowers near the oak tree.
Tom Mary'ye gülleri nereye dikeceğini söyledi.Tom told Mary where to plant the roses.
O bana nasıl dikiş dikeceğimi bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew how to sew.
Tom'un, laleleri meşe ağacının yanına dikeceğini sanıyordum.I thought Tom would plant the tulips near the oak tree.
Gün gelecek hepimiz nalları dikeceğiz.The day will come when we will all kick the bucket.
Ayrıca, 10 yıl içinde "Kuzey Kore bayrağını aya dikeceklerini" umduğunu söyledi.He also said that he hoped they would "plant the flag of the DPRK on the moon" within 10 years.
'Çamlar buraya dikilecek, hiç biriniz katılmazsa ben tek başıma dikeceğim.So shall those blots that do with me remain, / Without thy help, by me be borne alone.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››You shall make yourselves fringes on the four borders of your cloak, with which you cover yourself.
Daha sonra cerrah, onu üst tarsal kenara bağlayan Whitnall bağını dikecektir.Then the surgeon will suture the Whitnall's ligament connecting it to the superior tarsal edge.
Yevmiyesi verilse de ağaç dikecek elaman bulunmuyordu.Als leek had de vermaner niet het recht om te dopen.
Kavakları köyün tarlasına dikecektik, dikilen fidanlar köyün malı olacaktı.Suunnittelija Konsta Onnela oli kylän omia poikia.
Dikeç 2012 Yaz Olimpiyatları'nda 10 m havalı tabanca ve 50 m tabanca dallarında ülkesini temsil etti.Under de paralympiske sommerlekene 2012 deltok han i skyting 10 meter luftgevær og 50 meter rifle liggende.
Karar verdik bu tarlaya kavak dikecektik.Så kom tiden for å kappe festet.
Yevmiyesi verilse de ağaç dikecek elaman bulunmuyordu.다만, 재판에 대하여 적법한 상소가 있는 때에는 그러하지 아니하다.
Karar verdik bu tarlaya kavak dikecektik.Така решихме да направим този пъзел от стилове.
Aaron da hacker gibi gözüktüđünden kellesini mýzrađa geçirip surlara dikeceklerdir.A Aaron prostě vypadá trochu jako hacker, dost na to, aby mu mohli dát hlavu na špalek a vystavit nad bránou.
Aaron da hacker gibi gözüktüđünden kellesini mýzrađa geçirip surlara dikeceklerdir.E Aaron assomiglia soltanto a un hacker, quanto basta per metterne la testa su una lancia e mostrarla a tutti.
Aaron da hacker gibi gözüktüđünden kellesini mýzrađa geçirip surlara dikeceklerdir.وآرون شخص يبدو على مظهره أنه خارق وهذا يكفي لأن يضعوا رأسه على عصى ويعلقوه على المداخل
Aaron da hacker gibi gözüktüđünden kellesini mýzrađa geçirip surlara dikeceklerdir.首を杭に差してさらし首にするには充分でした。 アーロンは自首し、当局は彼を逮捕しました。
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.네가 포도원을 심고 다스릴찌라도 벌레가 먹으므로 포도를 따지 못하고 포도주를 마시지 못할 것이며
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Ngươi trồng nho , song không được uống rượu và không gặt_hái chi hết , vì sâu_bọ sẽ ăn phá đi .
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Ngươi trồng nho, song không được uống rượu và không gặt hái chi hết, vì sâu bọ sẽ ăn phá đi.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.õlõket ültetsz és míveled [azokat], de bort nem iszol, meg sem szeded, mert elemészti azokat a féreg.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Pianterai vigne e le coltiverai, ma non berrai vino né coglierai uva, perché il verme le roderà
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Plantarás viñas y las cuidarás, pero no recogerás uvas ni beberás vino; porque el gusano se las comerá
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vei sădi vii şi le vei lucra, dar vin nu vei bea, ba nici n'o vei culege, căci o vor mînca viermii.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vinice štípíš a dělati je budeš, ale vína píti ani sbírati nebudeš, nebo červ sžíře je.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vinograde zasadiš in jih boš obdeloval, a ne boš ne vina pil, ne grozdja trgal, kajti črvi ga bodo snedli.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vysadíš vinicu a budeš obrábať, ale vína piť nebudeš ani nebudeš snášať, lebo to požerie červ.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.כרמים תטע ועבדת ויין לא תשתה ולא תאגר כי תאכלנו התלעת׃
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.كروما تغرس وتشتغل وخمرا لا تشرب ولا تجني لان الدود ياكلها.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.你 栽 種 修 理 葡 萄 園 、 卻 不 得 收 葡 萄 、 也 不 得 喝 葡 萄 酒 、 因 為 被 蟲 子 喫 了
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.你 栽種 修理 葡萄園 、 卻不得收 葡萄 、 也 不得喝 葡萄酒 、 因為 被 蟲子 喫了
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››A ku wieczorowi omyje się wodą, a po zajściu słońca wnijdzie do obozu.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››A te felsõruhádnak négy szegletére, a melyet felülre öltesz, bojtokat csinálj magadnak.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Buatlah rumbai-rumbai pada keempat ujung pakaianmu.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Du skal gjøre dig dusker på de fire kanter av din kappe, som du dekker dig med.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Du skall göra dig tofsar i de fyra hörnen på överklädnaden som du höljer dig i.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Du skal sætte Kvaster i de fire Hjørner af din Kappe, som du hyller dig i.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Du sollst dir Quasten machen an den Zipfeln deines Mantels mit dem du dich bedeckst.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››"Harás borlas en los cuatro extremos de tu manto con que te cubras
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››입는 겉옷 네 귀에 술을 만들지니라
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Metterai fiocchi alle quattro estremità del mantello con cui ti copri
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Naredi si šopke na štirih voglih plašča, s katerim se odevaš.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Ngươi phải kết tua nơi bốn chéo áo choàng của mình mặc.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Ngươi phải kết tua nơi bốn chéo áo_choàng của mình mặc .
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Porás franjas nos quatro cantos da tua manta, com que te cobrires.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Prýmy zděláš sobě na čtyřech rozích oděvu svého, jímž se odíváš.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Să faci ciucuri la cele patru colţuri ale hainei cu care te vei înveli.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Spravíš si strapce na štyroch rohoch svojho odevu, ktorým sa odievaš.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Tee itsellesi tupsut viittasi neljään kulmaan, johon verhoudut.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Tu mettras des franges aux quatre coins du vêtement dont tu te couvriras.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››U moet franjes maken aan de vier hoeken van de mantel die u draagt.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Θελεις καμει εις σεαυτον κροσσια εις τας τεσσαρας ακρας του ενδυματος σου, με το οποιον σκεπαζεσαι.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Да си правиш ресни по четирите краища на дрехата, с която се покриваш.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››Сделай себе кисточки на четырех углах покрывала твоего, которым ты покрываешься.
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››גדלים תעשה לך על ארבע כנפות כסותך אשר תכסה בה׃
‹‹Giysinin dört yerine püskül dikeceksin.››اعمل لنفسك جدائل على اربعة اطراف ثوبك الذي تتغطى به