Canlı yayındayız. 🔊
We're on the air. 🔊
Canlı yayındayım. 🔊
I'm live. All right. 🔊
Tv'ler canlı yayında şimdi 🔊
Now the TV is live broadcasting. 🔊
Böylece canlı yayına geçtik. 🔊
And that's when we went onto the airwaves. 🔊
"E-base Canlı Yayına Geçiyor", Mart 2008 🔊
"The E-base Goes Live", March 2008 🔊
"Canlı Yayın" Merhaba, ben Park Hae Young. 🔊
[Breaking News] Hello, I am Park Hae Young. 🔊
Brezilya ve Yunanistan da canlı yayın yaptı. 🔊
Brazil and Greece also provided live broadcasting. 🔊
Canlı yayında söyleyemeyeceğini biliyorsun değil mi? 🔊
You know you can't say that on air, right? 🔊
AOB televizyondan 3.500 saatlik canlı yayın yapacak. 🔊
AOB will produce 3,500 hours of live Olympic television coverage. 🔊
Müsabaka olduğu zaman sadece canlı yayın yapılmaktadır. 🔊
The latter available with automatic transmission only. 🔊
Canlı yayında Kraliyet Ailesi hakkında... ...haberler var. 🔊
Right now, there's a live news report about the imperial family. 🔊
Yani cebinizde canlı yayın istasyonu taşımak gibi bir şey. 🔊
Before being blocked by the Syrian government, Bambuser was used a lot by Syrians. 🔊
canlı yayın ile daha fazla örnek cümle →