Ana içeriğe geç
Sözlük
/
cübbe

cübbe

/d͡ʒybˈbe/
noun
TR → EN

Görsel

Taç ve Mavi Cübbe Giydirilmiş Kraliyet Rakunu Dijital Portresiüniversite mezuniyetinde baret ve cübbe giyen mutlu genç mühendisMezuniyet Töreninde Beyaz Cübbe Giyip Mum Tutan Genç ve Arkasındaki İzleyicilerMezuniyet töreninde gülümseyen genç mühendis adayı kep ve cübbe ile poz veriyor

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)cübbeyi
Yönelme (-e)cübbeye
Bulunma (-de)cübbede
Çıkma (-den)cübbeden
Tamlayan (-in)cübbenin
Çoğul (-ler)cübbeler

Tanım

•hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi
•Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi

Etimoloji

Arapça جُبَّةٌ (/d͡ʒubba(tun)/)

Kelime Ailesi

cübbece
cübbeci
cübbecik
cübbeli
cübbesiz
cübbeyken
cübbeyle
cübbeyse

Örnek Cümleler

"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".
"Stian kvitt skrekken".
Siyah cübbe giyen bir Lüteryan bir papaz.
A Lutheran minister wearing a Geneva gown and bands.
Cübbesi ve cenazesi daha sonra Dakotalar arasında bulundu.[1]
His cassock and breviary were later found among the Dakotas.[3]
Geride hiçbir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.
After this happens, there remains only a moth and a flame.
Onlar da pembe işaretleri olan koyu mavi cübbeler giyerler ve mahkemede "Hâkim" olarak bilinirler.
They too wear dark blue gowns with pink tabs and are addressed as 'Judge' in court.
cübbe ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod