Geride hiçbir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.After this happens, there remains only a moth and a flame.
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın"."Stian kvitt skrekken".
Onlar da pembe işaretleri olan koyu mavi cübbeler giyerler ve mahkemede "Hâkim" olarak bilinirler.They too wear dark blue gowns with pink tabs and are addressed as 'Judge' in court.
Siyah cübbe giyen bir Lüteryan bir papaz.A Lutheran minister wearing a Geneva gown and bands.
Cübbesi ve cenazesi daha sonra Dakotalar arasında bulundu.[1]His cassock and breviary were later found among the Dakotas.[3]
Hikâyeye kızıl cübbeli bir büyücü olarak dahil olmuştur.Der Film basiert auf dem grimmschen Märchen Rotkäppchen.
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".Heidrun Wirth, "Die Angst wegmalen".
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".Qu'il prenne garde à l'ennui".
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".«Sortear el miedo».
Ten cübbesi çak gerek, gönül evi pak gerek.Necesitarás el chicle para avanzar.
Geride hiçbir şey bırakmaz, sadece boş cübbesi ve ışın kılıcı kalmıştır.Incluso en lo más profundo... no hay nada, excepto vacío y oscuridad...
Kırmızı kavuk ve cübbe ile meydana çıkar.Al este con Hoz de Mena y Barrasa.
Mor cübbesi omuzlarının üstünden yere kadar uzanır.El manto azul cae desde la cabeza hasta los hombros.
Cübbe, elbise üzerine giyilen bir çeşit üstlük.Sobre la cama un vestido viejo.
Üzerine cübbe giyilirdi.È indossato sulla spalla sinistra.
Ten cübbesi çak gerek, gönül evi pak gerek.L'appartamento che ha trovato, però, ha bisogno di qualche ritocchino.
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".Откиньте всякий страх».
Yahudiler cübbe ve Fes giydiklerinden nüfusun geri kalanına kıyasla farklı görünüyorlardı.Dodatkowo Żydzi musieli nosić odrębny strój, odróżniający ich od reszty ludności.
Üzerlerine giydikleri beyaz üstüne siyah cübbeden dolayı siyah keşişler olarak da adlandırılır.Vingarnas pennor är mörkbruna, stjärtens däremot svarta (utom de båda mittersta, som är grå).
Ten cübbesi çak gerek, gönül evi pak gerek.Jag ser skorsten ryka: Värdshus måste stryka...
Mor cübbesi omuzlarının üstünden yere kadar uzanır.En svart man sträcker sig från huvudet till axlarna.
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".Chintesența temerilor lor.”
Adını Katolik Kilisesine bağlı kardinaller tarafından giyilen cübbenin renginden almaktadır.A név a lovagok ruháján lévő keskeny bíborsávra utalt.
Siyah sarık ve cübbe giyerler.He myös pukeutuvat tummansiniseen ja harmaaseen.
Üzerine cübbe giyilirdi.Sao cô ta lại mặc áo hở bụng?
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".」と恐怖心を露にしている。
Kırmızı kavuk ve cübbe ile meydana çıkar.葉や茎まで赤い。
Üzerlerine giydikleri beyaz üstüne siyah cübbeden dolayı siyah keşişler olarak da adlandırılır.歷代當家穿黑衣時自稱姓御門院;身著白衣時則使用安倍當作姓氏。
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".要去掉“怕”字。
27 Şubat - Halife Abdülmecid Efendi'nin Cuma Selamlığı'na cübbe ve Fatih kavuğu ile çıkma isteği reddedildi.4월 27일에 칼뱅은 시 장관들과 소의회의 의원들에게 작별인사를 하고 싶어 했다.
Üzerlerine giydikleri beyaz üstüne siyah cübbeden dolayı siyah keşişler olarak da adlandırılır.Boje dresova su narančasto-crna (domaći) te žuto-crna (gostujući), dok je prije boja bila samo crvena.
Şayaktan yapılan cübbe, kukuleta, maşlah, ve dikişli libadeye de aba denirdi.Svinjama se kuhala žara, papra, pa čak i list od lijeske.
Mehdi eğilip beni öptü ve sonra kucağına alıp beni cübbesi içine sardı.Meges postrehol Amfikla, ktorý sa na neho rútil, uhol sa a oštepom ho bodol do stehna.
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".Pričujočih se poloti strah.
Kırmızı kavuk ve cübbe ile meydana çıkar.Nastane oteklina in rdečina.
Böylece mescit ve camilerde vaiz ve hatiplerin beyaz renkli cübbeler giymeleri şartı konuldu.Anksčiau per Vėlines ir pamaldose už mirusiuosius kunigai galėjo vilktis gedulingos juodos spalvos drabužius.
"Korkusu olan cübbesini çıkarsın".Joosta oma varju eest".
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Chcę zacytować tego gościa -- tego w szatach, nie tego drugiego --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Chtěl bych citovat tohoto chlapíka -- toho chlapíka v róbě, ne toho druhého --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil -- Dalai Lama,Ich möchte diesen Typen hier zitieren - also, den in Gewändern, nicht den anderen - den Dalai Lama, der sagt:
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil -- Dalai Lama,Ik wil deze kerel aanhalen -- die met het gewaad, niet die andere -- de Dalai Lama, die zei:
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil -- Dalai Lama,Quero citar este tipo — o tipo de túnica, não o outro — o Dalai Lama, que disse:
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil -- Dalai Lama,Quiero citar a este tipo -- el de la sotana, no el otro -- el Dalai Lama, que dijo:
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil -- Dalai Lama,Vorrei citare questo ragazzo -- il ragazzo con l'abito, non l'altro -- il Dalai Lama, che ha detto:
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Je tiens à citer ce gars - le gars en robe, pas l'autre gars -
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --보시는 사진에서 다른 사람이 아닌, 법의를 입고 있는 달라이 라마의
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Saya ingin mengutip orang ini -- orang yang memakai jubah, bukan yang satunya --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Tôi muốn trích dẫn người này -- người mặc chiếc áo dài đó, chứ không phải người kia --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Vreau să citez acest individ -- individul în robă, nu celălalt --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Искам да цитирам този човек -- човекът в робата, а не другия --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Хочу процитувати цього чоловіка - чоловіка в мантії, не того іншого -
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --Я хочу процитировать этого человека -- человека в мантии, не другого парня --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --אני רוצה לצטט את האיש הזה -- האיש בחלוק, לא באיש האחר --
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --اريد الإقتباس من هذا الشخص.. الشخص الذي يرتدي الجلباب ، و ليس الشخص الآخر
Bu adamdan alıntı yapmak istiyorum -- cübbeli olan, diğeri değil --ダライ・ラマの言葉についてです