motorcyclist, biker (person whose lifestyle is centered on motorcycles) · cyclist (especially of a mountain bike)
çekim: çoğul Bikern · tamlayan Bikers
eş: Fahrradfahrer, Motorradfahrer, Radfahrer, Radler
köken: Borrowed from English biker, in the cycling sense perhaps a clipping of Mountainbiker, from Mountainbike.
1965) ist ein englischer Biologe. — 25 Haziran 1965), İngiliz bisikletçi.
cyclist (someone who rides a bicycle)
çekim: çoğul cyclistes
köken: From cycle + -iste.
Peu de gens le font. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
cyclist, biker
çekim: çoğul ciclistas
köken: Calque of French cycliste.
Tom era un ciclista. — Tom bir bisikletçiydi.
Rusçaвелосипеди́ст, велосипеди́стка
Всего на старт вышло 149 гонщиков. — Finale sadece 49 bisikletçi ulaştı.
Arapçaدَرَّاج
لا كثير من الناس حقا يفعلون ذلك — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
cyclist
çekim: çoğul fietsers
eş: wielrijder
köken: From fietsen + -er.
Niet veel mensen doen dat. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
cyclist, bicyclist
çekim: çoğul ποδηλάτες · tamlayan ποδηλάτη
Δεν το κάνουν πολλοί. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
cyclist
köken: From English cyclist.
それには理由があります — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
Korece자전거 선수
많은 사람이 그렇게 하고 있지 않습니다. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
kobieta uprawiająca wyczynowo jazdę na rowerze
eş: cyklistka, kolarzówka
Niewielu to robi. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
bicyclist, cyclist
çekim: çoğul polkupyöräilijät · tamlayan polkupyöräilijän
köken: polkupyöräillä + -jä
Monikaan ei niin tee. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
cyclist, biker, bicycle rider
çekim: çoğul cyklisté · tamlayan cyklisty
köken: Borrowed from French cycliste.
Do cíle dorazilo pouhých 49. — Finale sadece 49 bisikletçi ulaştı.
cycling (of or pertaining to cycling or cyclists)
çekim: çoğul cicliști · tamlayan ciclistului
köken: Borrowed from French cycliste.
Nu multă lume face asta. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
bicyclist, cyclist, biker
çekim: çoğul biciklisták
köken: From English bicyclist. With the suffix -ista.
Nem sokan csinálják ezt. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
İbraniceרוכב אופניים, רוכבת אופניים
אין הרבה אנשים שעושים את זה. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
cyclist, person who rides a bicycle
çekim: çoğul cyklister · tamlayan cyklists
köken: From cykel (“bicycle”) + -ist.
Den politiske cykelrytter. — Türk bisikletçi.
Norveççesyklist
Italieneren Ivan Gotti vant sammenlagt. — Tur İtalyan bisikletçi Ivan Gotti tarafından kazanıldı.
cyclist
çekim: çoğul pesepeda-pesepeda
köken: From per- + sepeda.
Tidak banyak orang melakukannya. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
Bulgarcaколоезда́ч
Не са много хората, които го правят. — Çok fazla bisikletçi bunu başaramıyor.
Slovencekolesar, kolesarka
Izmed 84 kolesarjev je dirko končalo 28. — 92 bisikletçinin katıldığı yarışı, 38 bisikletçi tamamladı.
Litvancadvi̇̀ratininkas, dvi̇̀ratininkė
Dviračių lenktynininkas Lance Armstrong. — Tur Amerikalı bisikletçi Lance Armstrong tarafından kazanıldı.
Letoncariteņbraucēja, riteņbraucējs, velosipēdiste, velosipēdists
cyclist
çekim: çoğul txirrindulariak · tamlayan txirrindulariren
köken: From txirrindu (“bicycle”) + -lari.
aile: txirrindularitza
cyclist, bike rider
çekim: çoğul beicwyr
köken: beicio + -wr.
cyclist
çekim: çoğul rothaithe · tamlayan rothaithe
köken: roth (“wheel”) + -aí (suffix used to form agent nouns)
cyclist
çekim: çoğul hjólreiðamenn · tamlayan hjólreiðamanns
cyclist; biker
köken: Borrowed from Spanish ciclista.
Nagla-laps doon sa umaga ang mga siklista.