bakımevi
TR → EN
Görsel

Tanım
•bakıma gereksinimi olan kişilerin barındıkları kuruluş, bakımyurdu, darülaceze, huzurevi
•belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina.
•kademe
•kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim.
•Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş
•Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim
•Motorlu araçların bakım ve onarım işlerinin yapıldığı birim
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom bir bakımevine kondu.
Tom was put in a nursing home.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.
Eighty percent of Americans die in a hospital or a nursing home.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.
Hospice was scarce, and Cyndie was spending 24 hours a day trying to care for her son.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.
We took a look at her, we laughed, we cried, and we knew that she needed to be in a hospice.