bakımevi ile cümle

bakımevi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Tom bir bakımevine kondu.Tom was put in a nursing home.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.We took a look at her, we laughed, we cried, and we knew that she needed to be in a hospice.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Hospice was scarce, and Cyndie was spending 24 hours a day trying to care for her son.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Eighty percent of Americans die in a hospital or a nursing home.
Bir süre bir bakımevinde kaldı.La contempló un momento.
Bir süre bir bakımevinde kaldı.Si fermò un momento a guardare.
Bir süre bir bakımevinde kaldı.Була деякий час завучем.
1872’de bakımevi kadınlar ve çocuklar için bir hastane oldu.1873-ban orvos és két szülésznő látta el a betegeket.
Bakımevinde görevliler çocuğun gerçek kimliğini öğrenmeye çalışırlar ve bu yönde sıkıştırırlar.Med den teknologi ville de kunne finde drengenes nøjagtige position og bore ned til dem.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80 % Američanov zomiera v nemocnici alebo v ústave.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80 % Američanů umírá v nemocnici nebo v domově důchodců.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80% der Amerikaner sterben in einem Krankenhaus oder einem Pflegeheim.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80%의 미국인은 병원이나 요양원에서 죽습니다.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80 persen orang Amerika meninggal di rumah sakit atau panti jompo.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80 procent Amerykanów umiera w szpitalu lub w domu opieki.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80 procent av amerikanarna dör på sjukhus eller på ett äldreboende.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.80% מכל האמריקאים מתים בבית חולים או במוסד סיעודי.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.El 80 % de los estadounidenses muere en un hospital o en un geriátrico.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.L'80% degli americani muore in ospedale o in clinica.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Oitenta por cento dos americanos morrem no hospital ou numa casa de repouso.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Optzeci la sută din americani mor într-un spital sau într-un azil.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Tachtig procent van de Amerikanen sterven in een ziekenhuis of verpleeghuis.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Tám mươi phần trăm người Mỹ chết ở bệnh viện hay nhà dưỡng lão.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Το 80% των Αμερικανών πεθαίνουν σε κάποιο νοσοκομείο ή σε οίκο ευγηρίας.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Вісімдесят відсотків американців помирають в лікарні або в будинку престарілих.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Но 80% американцев умирают в больнице или в доме престарелых.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.Осемдесет процента от американците умират в болница или в старчески дом.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.نسبة ثمانين في المائة من الأمريكيين يموتون في المستشفى أو دار للرعاية.
Amerikalıların yüzde sekseni bir hastanede veya bakımevinde hayatını kaybediyor.亡くなっています 自宅で死にたいと言うだけでは計画になりません
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Azilul era pustiu, iar Cyndie petrecea 24 de ore zilnic îngrijindu-și fiul.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Era escaso el tiempo en el hospital y Cyndie pasaba 24 horas al día tratando de cuidar a su hijo.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.Ухода в госпитале не хватало, и Синди проводила 24 часа в сутки, ухаживая за своим сыном.
Bakımevi yetersizdi, ve Cyndie günde 24 saatini oğluyla ilgilenmeye çalışarak geçiriyordu.このシリーズ全体で訴えたい事が この場面に集約されていると思います
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Am privit-o, am râs, am plâns, şi am realizat că trebuia plasată într-un spital pentru muribunzi.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Chúng tôi nhìn cô ấy, cười, khóc, và chúng tôi biết cô cần phải ở tại khu nghỉ dưỡng.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Egy pillantást vetettünk rá, nevettünk, sírtunk, és tudtuk, hogy egy otthonban kell lennie.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Kami menjenguknya, kami tertawa, menangis, dan kami tahu bahwa dia harus dibawa rumah sakit.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.우리는 그녀를 만나서 웃고 울었습니다. 그리고 우리는 그녀가 호스피스에 가야 한다는 것을 알았습니다.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.La fuimos a ver, nos reímos, lloramos, y nos dimos cuenta que ella necesitaba ser hospitalizada.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Obiskala sva jo, smejali smo se, jokali, in vedela sva, da bi morala biti v domu za onemogle.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Podívali jsme se na ni, smáli se, plakali a věděli jsme, že potřebuje jít do hospicu.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Spotkaliśmy się z nią, śmialiśmy się, płakaliśmy, wiedząc, że musi się znaleźć w hospicjum.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Vimo-la, rimo-nos, chorámos, e compreendemos que ela precisava de ser internada.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Vi såg henne, vi skrattade, vi grät, och vi visste att hon behövde vara på ett vårdhem.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Vi tog et kig på hende, vi lo, vi græd, og vi vidste, at hun havde brug for at være på et hospice.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.We zagen haar, we lachten, we huilden, en we wisten dat ze moest opgenomen worden in een rusthuis.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Wir sahen sie an, wir lachten, wir weinten, und wir wussten, dass sie in einem Hospiz sein müsste.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Την είδαμε, γελάσαμε, κλάψαμε, και ξέραμε ότι χρειάζονταν να είναι σε ίδρυμα ασθενών τελικού σταδίου.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Ми оглянули її, ми сміялися, плакали, і ми знали, що їй потрібно бути у хоспісі.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Мы удивились, мы смеялись, мы плакали, и мы знали, что ей надо попасть в хоспис.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.Поогледахме се , посмяхме се , поплакахме и знаехме, че тя се нуждае да бъде в лечебен център.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.העפנו בה מבט, צחקנו, בכינו, וידענו שהיא צריכה להיות בהוספיס.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.القينا نظرة عليها, ضحكنا , وبكينا, وعلمنا انها في حاجة للانتقال الى نزل.
Ona şöyle bir baktık, güldük, ağladık ve onun bir bakımevinde kalmaya ihtiyacı olduğunu gördük.彼女はホスピスに入る必要があることを知りました ホスピスを探し出し 彼女をそこに連れ

İlgili Sayfalar