Tanım
•Uymak, tâbi olmak
•Birinin kontrolü altına girmek, bir şeye veya bir kimseye bağlı olmak
Örnek Cümleler
Ivır zıvıra bağlı kalmak.
Clinging to trinkets.
Ülkü Ocakları, aşırı bir Türk milliyetçiliğine bağlı kalmaktadır.
The Grey Wolves adhere to an extreme form of Turkish nationalism.
Kılavuzluk ve yedekçilik (römorkörcülük) isteğe bağlı kalmaktadır.
Bachelor of Guidance and Counselling.
Diğer zaman türleri yukarıdaki temellere bağlı kalmak suretiyle çekimlenebilir.
Other tenses can be formed on the basis of these.
Pyotr orduya bağlı kalmak istemektedir ve Masha'yi babasının malikânesine gönderir.
Pyotr decides to stay with the army and sends Masha to his father.
Ama elbette kurala bağlı kalmak için çok sıkı olacağım ve katiyen hiçbir sayfayı açmayacağım."
"But of course I'm going to be so strict, so I will never open any of the pages."
bağlı kalmak ile daha fazla örnek cümle →