Tanım
•oturtmak gerekirken oturtmamak
•oyalamak
•o şeyin sürekliliğini sağlamak
•bozulmasına, yıkılmasına, çökmesine engel olmak
•bir kuruluşun yaşamasını sağlamak
Örnek Cümleler
"Medya kuruluşlarını ayakta tutmak için çalışmıyoruz.
"We're not in the business of keeping media companies alive.
Çok muazzam bir sırt kuvveti gerektirir kendini zor koşullarda ayakta tutmak.
It takes tremendous strength of the back to uphold yourself in the midst of conditions.
Yolsuzluğa karşı verilen mücadeleyi ayakta tutmak da siyasi irade gerektiriyor.
Keeping the fight against corruption alive also requires political will.
ayakta tutmak ile daha fazla örnek cümle →