arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Biz onun arabasına bindik ve denize gittik.We got into his car and went to the sea.
Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.Hanako made the final payment on her car, and felt very satisfied.
Sürücü arabasını hızlandırdı.The driver accelerated his car.
Lucy ve köpeğini ezen onun arabasıydı.It was his car that ran over Lucy and her dog.
Mike bugün annesinin arabasını yıkamak zorunda değil.Mike doesn't have to wash his mother's car today.
Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.Bill boasts of owning the biggest car in the neighborhood.
Bir polis arabasına ihtiyacım var.I need a police car.
Polis arabası oldukça yüksek hızla sürüyordu.The police car was driving at fairly high speed.
Birçok sürücü arabasını karda bıraktı.Many drivers abandoned their cars in the snow.
Dave'in yeni arabası için epeyce para ödediğine bahse girerim.I bet Dave paid a pretty penny for his new car.
Tsubasa'nın kaç arabası var?How many cars does the Tsubasa have?
Adam arabasını aynı hızda sürdü.The man drove his car at a uniform speed.
Oğlan fark edilmek istediği için arabasını boyadı.The boy dyed his hair because he wanted to be noticed.
Bir dereceye kadar bir kızak arabasını kontrol edebilirsiniz.To some extent, you can control the car in a skid.
Erkek kardeşlerin her birinin bir arabası var.Each of the brothers has a car.
Oradaki insanlar itfaiye arabasına yol açtı.The people there made way for the fire engine.
Jack'in arabası son model.Jack's car is a recent model.
Jim arabasının üzerinde çalışıyor.Jim is at work on his car.
Jim neşeyle ıslık çalarak arabasını sürdü.Jim drove his car, whistling merrily.
Sanırım bu onun arabası.This will be his car.
Bunun kimin arabası olduğunu merak ediyorum.I wonder whose car this is.
Bu kimin arabası?Whose car is this?
Bu kimin arabası, biliyor musun?Do you know whose car this is?
Bunun kimin arabası olduğunu biliyor musun?Do you know whose car this is?
Bu kentteki üç kişiden birinin üzerinde kendi arabası vardır.One out of three persons in this city has his own car.
Bu ülkede her beşinci kişinin bir arabası var.Every fifth person has a car in this country.
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Chris'in bir arabası yoktu.Chris didn't have a car.
Bu sabahtan beri babam arabasını yıkıyor.My father has been washing his car since this morning.
Ailenizin bir Japon arabasına sahip olduğuna şaşırdım.I am surprised that your family has a Japanese car.
Amcan sana arabasını sürdürür mü?Did your uncle let you drive his car?
Günümüzde bir çok öğrencinin kendi arabası var.Many students have a car of their own nowadays.
O kimin arabası?Whose car is that?
Alex'in kaç tane arabası var?How many cars does Alex have?
Yarın arabasız yapabilir misin? Ona ihtiyacım var.Can you do without the car tomorrow? I need it.
Arabasını ödünç aldığın adamın adı nedir?What's the name of the man whose car you borrowed?
Kısa sürede itfaiye arabasının etrafında bir kalabalık toplandı.A crowd soon gathered around the fire engine.
Erkek kardeşim yeni arabasından memnun değil.My brother is not satisfied with his new car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemek için cesaretim yok.I do not have the courage to ask my boss to lend me his car.
Patronumdan arabasını bana ödünç vermesini istemeye cesaretim yok.I don't have the courage to ask my boss to lend me his car.
Babamın arabası çok güzeldir.My father's car is very nice.
Arkadaşlarımdan bir ikisinin iki arabası var.Few of my friends have two cars.
Onun arabasının sağa dönüş yaptığını gördüm.I saw his car make a turn to the right.
Arabasını sağa dönerken gördüm.I saw his car make a turn to the right.
Onun arabasının üzerinde çalışıyorum.I'm working on his car.
Ben onun yeni arabasına hayran oluyordum.I was admiring his new car.
Babamın arabasını yıkamasına yardımcı oldum.I helped my father wash his car.
Doğrusunu söylemek gerekirse, babamın arabasını onun izni olmadan sürdüm.To tell the truth, I drove my father's car without his permission.
Arabası bir gölün içine doğru yol alırken kıl payı kurtuldu.She had a narrow escape when her car skidded off the road into a lake.
Birkaç kişinin iki arabası var.A few people have two cars.
Yemek arabası nerede?Where's the dining car?
Trafik ışığı kırmızıya dönünce arabasını durdurdu.The signal turning red, he stopped his car.
Öğretmenimiz yeni arabasını seviyor.Our teacher likes his new car.
Cumartesi günü onun arabasıyla plaja gitmek istiyoruz.We want to go to the beach in his car on Saturday.
Bebek arabasında uyuyan bebek, bir melek kadar sevimli.The baby sleeping in the baby carriage is as cute as an angel.
At arabası şimdi kesinlikle çağ dışı.The horse and buggy is now definitely out of date.
Ona arabasını nereye park ettiğini sor.Ask him where he parked his car.
Onun eski arabası miadını doldurmuş.His old car is on its last legs.
Onun eski arabası eski püskü.His old car is on its last legs.
Onun arabası bize yaklaşıyor.His car is gaining on us.
İlgili Sayfalar