arınmak

verb
TR → EN

Çekim Tablosu

Geniş zamanarınamam
Şimdiki zamanarınabiliyor
Gelecek zamanarınacak
Geçmiş zamanarınamadı
Şartarınamasa
Gereklilikarınamamalı
Emirarın

Tanım

•(mecaz) rahatlamak
•katışıksız, arı duruma gelmek
•temizlenmek
•Katışıksız, arı duruma gelmek
•Kir ve lekelerden arınmış bir duruma gelmek
•Temizlenmek
•Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak

Diğer Dillerde

Rusçaочищаться /ɐt͡ɕɪˈɕːat͡sːə/
to clear oneself · to clear · to become purer
çekim: geçmiş очища́вшийся · ortaç очища́вшийся · şimdiki очища́ется · ulaç очища́ющийся
eş: чиститься, избавляться, освобождаться, вывобождаться, освобождаться
köken: очища́ть (očiščátʹ) + -ся (-sja)
очищения от сильных васан, — güçlü vasanalardan arınmak için?
очища́ться от грехо́в

Etimoloji

From Ottoman Turkish آرینمق (arınmak, “to be or become clean”), reflexive of آریمق (arımak, “to clean”), from Proto-Turkic *arï- (“to clean, purify”).

Örnek Cümleler

Arınmak istememesinden sana ne?
Though it is not your concern if he should not grow (in fulness).
güçlü vasanalardan arınmak için?
to purify strong Vasanas?
Allah, arınmak isteyenleri sever.
God loves those who purify themselves.
Orada, arınmak isteyen insanlar vardır.
In it are men who love to be purified.
Arınmak benim kararımdı kendim için yaptım
It was my decision to get clean I did it for me
Amelleri içinde, devamlı bir âdet olarak suyla arınmak vardır.
They even offered to pay for any water their cattle drank.
Marion aynı zamanda karanlık bir iş yapmadan önce arınmaktadır.
Marian the secretary prepares coffee before leaving as well.
Halbuki kendisi arınmak istemiyorsa onun arınmamasından sana ne!
Though it is not your concern if he should not grow (in fulness).
Sonrasında günahlarından arınmak için Açi Manastırı'na bağış yaptı.[1]
He sought redemption in making donations to the Achi Monastery.[1]
Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
But save him who fears
Orada, arınmak isteyen insanlar vardır. Allah, arınmak isteyenleri sever.
There you will find men who wish to be purified; and God loves those who are pure.
O, müttakiler (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
It is guidance to Godfearing people,
arınmak ile daha fazla örnek cümle →