arınmış
C2 seviye
TR → EN
"arınmış" kelimesinin İngilizcesi: sublimate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelsublimate
Tanım
•arınmak fiilinin öğrenilen geçmiş zaman 3. teklik şahıs çekimi
•Bir soyadı. Temiz, gönüllü
•Arı duruma gelmiş olan
Diğer Dillerde
Almancasublimieren /zʊpliˈmiːʁən/
to sublimate
çekim: geçmiş sublimierte · ortaç sublimiert · şimdiki sublimiert · ulaç sublimierend
Und für 13 Jahre hielt ich mich davon fern. — Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
Fransızcahonorer, sublimer /ɔ.nɔ.ʁe/
to honor, to honour
çekim: geçmiş honoré · ortaç honoré · şimdiki honore · ulaç honorant
eş: révérer
köken: Inherited from Old French honorer, borrowed from Latin honorāre.
Et pendant 13 ans, je ne m'en suis plus mêlée. — Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
İspanyolcasublimar /subliˈmaɾ/
to sublimate
çekim: geçmiş sublimé · ortaç sublimado · şimdiki sublima
köken: From Latin sublīmāre.
Durante 13 años me mantuve al margen. — Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
Rusçaвозвы́сить, возвыша́ть, возгна́ть, возгоня́ть, очи́стить, очища́ть
В течение последующих 13 лет я её сторонилась. — Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
Farsçaبخار کردن
Felemenkçezuiver, rein
En 13 jaar lang hield ik mij er verre van. — Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
Japonca昇華させる
しかし裏ではある計画を進めていた。 — Fakat bir satır arka plandan arınmış.
Korece승화하다
샌프란시스코는 최초로 동물 안죽이는 도시가 됐습니다. — San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.
İsveççeförädla, sublimera, upphöja
to refine, cultivate, enrich, to process a material into a purer form
çekim: geçmiş förädlade · ortaç förädlad · ulaç förädlande
köken: From för- + ädel + -a, literally ennoble. Cognate with Danish forædle, Norwegian Bokmål foredle, Norwegian Nynorsk foredle, foredla, Dutch veredelen and German veredeln.
Ett isfritt Arktis kan bli verklighet inom detta sekel. — Buzdan arınmış bir Arktik Okyanus bu yüzyıl içinde gerçekleşebilir.
Fincehaihduttaa, sublimoida, sublimoitua, ylevöittää /ˈhɑi̯hdutːɑːˣ/
to evaporate · to dispel
çekim: geçmiş haihduttanut · şimdiki haihduttaisi · ulaç haihduttava
köken: haihtua (“to evaporate”) + -ttaa
aile: haihdutin, haihduttaminen, haihduttamo, haihdutus
Sen sanotaan ilmestyvän niille, joilla on puhdas sydän. — İlham, yalnızca arınmış gönüllere iner.
Çekçesublimovat /ˈsublɪmovat/
to sublimate (to change state from a solid to a gas without passing through the liquid state) · to sublimate (to modify the natural expression of a sexual or primitive instinct in a socially acceptable manner)
çekim: geçmiş sublimovala · ortaç sublimovala · şimdiki sublimuje
köken: From Late Latin sublīmō + -ovat.
B: — Karakteristik olarak kulak memeleri küpelerden arınmış fakat sarkıktır.
Macarcaelillan, szublimál /ˈɛlilːɒn/
to escape, to slip out (to leave quietly and unnoticed) · to fade, to disappear, to wear off
çekim: geçmiş elillantak
köken: el- + illan
És 13 éven át tartottam is magam ehhez. — Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
Mi történt velünk, álmélkodott magában Rafe, de a gondolat ahogy jött, már el is illant.
A tizedik reggelen Abby nem illant el Gordon mellől a pirkadat beköszöntével, hanem csókkal ébresztette.
A parfüm illata elillant.
Dancasublimere
to sublimate, to sublime
çekim: geçmiş sublimerede · ortaç sublimeret · ulaç sublimerende
köken: From Latin sublimare.
en Slægt, der tykkes sig ren og dog ej har tvættet Snavset af sig, — Öyleleri var ki, kendilerini tertemiz sanırlar, Oysa kötülüklerinden arınmış değiller.
Vietnamcathăng hoa /tʰaŋ˧˧ hwaː˧˧/
to triumph; to prevail · to sublimate
köken: Sino-Vietnamese word from 昇華 (“sublimation”), from Japanese 昇華 (shōka).
San Francisco trở thành thành phố 'không giết' đầu tiên. — San Francisco vahşetten arınmış ilk şehir oldu.
Bulgarcaпречиствам, сублимирам
И 13 години стоях настрана. — Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
Slovenceveličasten
Severno ledeno morje brez ledu se lahko zgodi še v tem stoletju. — Buzdan arınmış bir Arktik Okyanus bu yüzyıl içinde gerçekleşebilir.
Taycaระเหิด /ra˦˥.hɤːt̚˨˩/
to sublimate.
Tagalogcalakdasingawin
Örnek Cümleler
Allah bundan arınmıştır!
Glory be to Him!
Hâşâ, bundan arınmıştır O!
Too exalted is He!
Böyle bir şeyden arınmıştır O!
May He be praised!
Hâşâ! Allah bundan arınmıştır!
Immaculate is He and self-sufficient."
Hâşâ! O, bunlardan arınmıştır.
Glorified (and Exalted) be He above all that they associate with Him!.
Ve 13 yıl boyunca ondan arınmıştır.
And for 13 years I kept clear of it.
Hâşâ! Böyle bir şeyden arınmıştır O!
And they said, “Allah has taken an offspring for Himself” – Purity is to Him!
Arınmıştır onların şirk koştuklarından.
High be He exalted above that they associate with Him!
Ve işte bu, arınmış olanın karşılığıdır."
This is the recompense of those who achieve integrity.
Onların ortak koştuklarından arınmıştır O.
Glory be to Him; High above what they associate with Him.
Allah arınmıştır bunların nitelemelerinden.
God is too glorious for what they ascribe to Him
Bu yer nispeten kirlilikten arınmış görünüyor.
This place seems relatively pollution-free.