açık deniz

/ɑˈt͡ʃɯk deˈniz/
noun
TR → EN
"açık deniz" kelimesinin İngilizcesi: high seas. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Denizcilikhigh seasnoun

Görsel

Açık Deniz Yüzme Yarışı: Askeri Limanın Turkuaz Sularında SporAçık Kahverengi Vatozun Şeffaf Sulardaki Sakin Yüzüşü ve Deniz YaşamıKumların Üzerinde Açık Dergideki Tropikal Cennet Adası ve Berrak DenizKumların Üzerinde Yalnız ve Huzurlu: Açık Deniz Kabuklarının Sessiz Hikayesi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)açık denizi
Çoğul (-ler)açık denizler

Tanım

•Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü; engin, alarga.
•Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü.
•Denizin kıyıdan çok uzaklarda bulunan geniş bölümü, engin
•Denizin, kara sularının dışında kalan bölümü

Etimoloji

açık + deniz

Örnek Cümleler

Açık Deniz İttifakı
High Seas Alliance
Açık Deniz Yeşilicolor
LightSeaGreen
Hoved Adası açık denizde bulunur.
Hoved Island lies offshore.
Açık deniz araştırmalarının başlangıcı
Beginning of offshore exploration
Her tarafta açık deniz parçacıkları vardı.
There were open patches of sea everywhere.
1960'larda ve 1970'lerde açık deniz keşifleri
Offshore exploration in the 1960s and 1970s
TÜDAV 2018 yılından beri Açık Deniz İttifakı’na üyedir.
TUDAV has been a member of the High Seas Alliance since 2018.
Ancak açık deniz sayılıyor çünkü kıta bölgesel iddialarda
It's considered high seas, because the continent has been put off limits to territorial claims.
Engelleyici şeritler belli ki açık deniz için tasarlanmamış.
The booms are absolutely not made for open water.
1995 yılında Azerbaycan'ın 17 açık deniz petrol sahası üretildi.
In 1995 Azerbaijan had 17 offshore oil fields in production.
Uyandığımız zaman, açık denizde akıntıya kapılıp sürükleniyorduk.
When we awoke, we were adrift on the open sea.
İnşa edildiğinde, dünyanın en büyük açık deniz gemilerinin biriydi.
When built, she was one of the largest seagoing vessels in the world.
açık deniz ile daha fazla örnek cümle →