şansız
TR → EN
Tanım
•sanı, ünü olmayan
•Ünsüz
•Giyimi düzgün olmayan
•Gösterişsiz
•Sanı, ünü olmayan
•Ünü olmayan, gösterişsiz
Diğer Dillerde
FransızcaMalchanceux /mal.ʃɑ̃.sø/
unlucky; unfortunate
eş: badlucké
zıt: chanceux, fortuné, heureux
köken: From malchance + -eux.
Il a quelques difficultés à s'imposer dans cette équipe. — Ancak burada takım seçme konusunda şansızlık yaşadı.
Rusçaбесславный, безвестный, плохо одетый; невзрачный, неказистый
плохо одетый; невзрачный, неказистый
Да черт его знает, как это объяснить, это... — Şansızlık izah edilemez.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Çok şansızım .
How bad luck I have.
Bu gerçekten şansızlık.
It's really unfortunate.
Şansızlık izah edilemez.
You can't explain bad luck.
Şansızlık ve sefalet seni tehdit etti.
Misfortune and misery threaten you.
Şansız bir insan ve kötü bir kumarbazdır.
He's not a bad guy and is a fantastic player.
Ancak burada takım seçme konusunda şansızlık yaşadı.
It was at this point that the team had yet another stroke of luck.
Falcıya göre abin şansız bir zamanda ölmüş o nedenle gömülmesi uygun olmazmış
The fortune teller said that he died in an unlucky hour, not suitable for burial.
Thomas Hardy'nin romanı Adsız Sansız Bir Jude<meta />'u bu pub'da yazdığına inanılır.
It is believed that Thomas Hardy wrote much of his novel Jude the Obscure in this pub.
Fakat, her zaman arkasında dezavantajlı veya şansız olan yüzde onluk bir kitleyi bırakacaktır.
But it always leaves behind that 10 percent or more that is most disadvantaged or unlucky.