öldürülmek
/øl.dy.ɾylˈmec/
verb
C2 seviye
TR → EN
Çekim Tablosu
Geniş zamanöldürülemem
Şimdiki zamanöldürülebiliyor
Gelecek zamanöldürülecek
Geçmiş zamanöldürüldü
Şartöldürülemese
Gerekliliköldürülememeli
Emiröldürül
Tanım
•Öldürmek işine konu olmak
•Ortadan kaldırılmak
Etimoloji
Fromm öldür- (“to kill”) + -ül (passive suffix).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Öldürülmek istemiyorum.
I don't want to be killed.
Leyla öldürülmek istiyordu.
Layla wanted to be killed.
Öldürülmekten endişeleniyorum.
I'm worried about me getting killed.
Öldürülmekten kıl payı kurtuldu.
He narrowly escaped being killed.
Hayvanlar öldürülmek zorundaydı.
The animals had to be killed.
Tom kıl payı öldürülmekten kaçtı.
Tom narrowly escaped being killed.
Öldürülmek istemediğini biliyorum.
I know you don't want to be killed.
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!
Yeah, and it's about to get him killed!
Jin Fei tarafından öldürülmekten iyidir
It's much better than be killed by Jin Fei Then...
Başka bir yerde öldürülmek üzere bağlanır.
He is tied up to be killed elsewhere.
Tom öldürülmek üzereydi ama o bunu bilmiyordu.
Tom was about to be killed, but he didn't know it.
Sami, Leyla Bekir'i öldürülmekten yargılanıyordu.
Sami was put on trial for the murder of Layla Bakir.