öldürülmek ile cümle
öldürülmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Öldürülmekten kıl payı kurtuldu.He narrowly escaped being killed.
Tom bir kaplan tarafından öldürülmekten kıl payı kurtuldu.Tom barely escaped being killed by a tiger.
Hayvanlar öldürülmek zorundaydı.The animals had to be killed.
Tom öldürülmek üzereydi ama o bunu bilmiyordu.Tom was about to be killed, but he didn't know it.
Öldürülmek istemiyorum.I don't want to be killed.
Öldürülmek istemediğini biliyorum.I know you don't want to be killed.
Öldürülmekten endişeleniyorum.I'm worried about me getting killed.
Tom kıl payı öldürülmekten kaçtı.Tom narrowly escaped being killed.
Leyla öldürülmek istiyordu.Layla wanted to be killed.
Sami, Leyla Bekir'i öldürülmekten yargılanıyordu.Sami was put on trial for the murder of Layla Bakir.
Evet, sırf bu yüzden öldürülmek üzere!Yeah, and it's about to get him killed!
Jin Fei tarafından öldürülmekten iyidirIt's much better than be killed by Jin Fei Then...
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size hiçbir yarar sağlamaz.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
(Resulüm!) De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmanın size asla faydası olmaz!(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size asla fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
De ki: Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size fayda vermez.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
Başka bir yerde öldürülmek üzere bağlanır.He is tied up to be killed elsewhere.
Rapora göre Gerasimov, öldürülmekten veya yaralanmaktan kıl payı kurtuldu.According to the report, he narrowly avoided being killed or wounded.
1934'teki Uzun Bıçaklar Gecesi sırasında, tutuklanmaktan ve öldürülmekten kıl payı kurtuldu.During the Night of the Long Knives in 1934, he only narrowly missed being arrested and murdered.
Tiberius, Sejanus'u Senato önünde itham etti ve ardından tutuklatarak öldürülmek üzere hapse attırdı.Tibère fit dénoncer Séjan au sénat, l’arrêta et le sortit de prison pour l’exécuter.
Çıkış yolu kapanan mağara da herkes esrarengiz bir yaratık tarafından teker teker öldürülmektedir.Pire : les membres de l'équipage meurent les uns après les autres, tuées par de mystérieuses créatures...
Fil tarafından öldürülmek gibi.Olifant est tué.
Öldürülmek istemiyorum.No quiero ser asesinado.
Fil tarafından öldürülmek gibi.Matando a un león.
Çıkış yolu kapanan mağara da herkes esrarengiz bir yaratık tarafından teker teker öldürülmektedir.Peor aún, los miembros de la tripulación mueren uno tras otro, asesinados por misteriosas criaturas.
Fil tarafından öldürülmek gibi.Assassinio di un filosofo.
Fil tarafından öldürülmek gibi.Как продавали слона.
Öldürülmekten korkan Selim, Lütfü Usta’ya sığınır.Obawiając się grzechu swami odesłał ją do męża.
Fil tarafından öldürülmek gibi.Jak umierają słonie.
Fil tarafından öldürülmek gibi.Такою стрілою можна вбити слона.
Half-Life 2: Episode Two'nun sonunda bir Advisor tarafından öldürülmektedir.Half-Life 2: Episode Two:ssa tarkkuuskivääri nähdään viimein.
Öldürülen veya öldürülmek istenen kişi genellikle bir devlet büyüğü veya stratejik önemi olan bir kişidir.En personkult er dyrkelsen af en levende eller død person, oftest en åndlig eller politisk leder.
Fil tarafından öldürülmek gibi.Paul giết chết Phil.
Avlanmaları yasaklanana kadar yılda 1.300-1.500 arası yunus öldürülmekteydi.禁止されるまでは1年に1,300から1,500頭が捕獲されていた。
Başarısız olan Bourne öldürülmek istenmektedir.力試しに失敗した求婚者はブリュンヒルトに殺されてしまうのである。
Fil tarafından öldürülmek gibi.英雄に殺害される。
Kalabalık linç etmek için saldırdı, polis kalabalığı dağıtarak Ramirez'i öldürülmekten kurtardı.המשטרה הייתה צריכה להפריד ולפזר את ההמון כדי למנוע ממנו להרוג את רמירז.
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.Avšak ruka Achikáma, syna Šafánovho, bola s Jeremiášom, aby ho nevydali do ruky ľudu zabiť ho.
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.A však ruka Achikamova syna Safanova byla při Jeremiášovi, aby ho nevydával v ruku lidu k usmrcení jeho.
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.De Ahikámnak, a Sáfán fiának keze Jeremiással lõn, hogy ne adják õt a nép kezébe halálra.
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.사반의 아들 아히감이 예레미야를 보호하여 예레미야를 백성의 손에 내어주지 아니하여 죽이지 못하게 하니라
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.Men Ahikam, Sjafans Søn, holdt Hånden over Jeremias, så han ikke blev overgivet i Folkets Hånd og dræbt.
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.Men Akikam, Safans sønn, holdt sin hånd over Jeremias, så han ikke blev overgitt i folkets hånd til å drepes.
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.Tapi sekarang berkat pertolongan Ahikam anak Safan, aku Yeremia tidak diserahkan kepada rakyat untuk dibunuh
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.Но рука Ахикама, сына Сафанова, была за Иеремию, чтобы не отдавать его в руки народа на убиение".
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.Но ръката на Ахикама Сафановия син бе с Еремия, за да го не предадат в ръката на людете, та да го убият.
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.אך יד אחיקם בן שפן היתה את ירמיהו לבלתי תת אתו ביד העם להמיתו׃
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.ولكن يد اخيقام بن شافان كانت مع ارميا حتى لا يدفع ليد الشعب ليقتلوه
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.然 而 沙 番 的 兒 子 亞 希 甘 、 保 護 耶 利 米 、 不 交 在 百 姓 的 手 中 治 死 他
Ancak Şafan oğlu Ahikam Yeremya'yı korudu. Böylece Yeremya öldürülmek üzere halkın eline teslim edilmedi.然而 沙番 的 兒子亞 希 甘 、 保護 耶利米 、 不 交 在 百姓 的 手中 治 死 他
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Así, los hombres se imaginaron desembarcando solo para ser asesinados y servidos como cena.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.E così si immaginavano di approdare ma poi finire per essere mangiati per cena.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Então os homens imaginaram-se chegar a terra apenas para serem assassinados e comidos como jantar.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Își închipuiau că dacă ajung la țărm vor fi uciși și mâncați la cină.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.그래서 사람들은 상륙 후에 살해되어 저녁 식사로 잡아 먹히는 상상을 했습니다.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Les hommes s'imaginaient donc toucher terre pour être aussitôt assassinés et mangés pour le dîner.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Sie stellten sich vor, dass sie an Land kämen, umgebracht und zum Abendessen verspeist würden.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Takže si ti muži představovali, jak se vylodí na břehu, jen aby byli zavražděni a snězeni k věčeři.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Vậy nên họ đã hình dung việc đến bờ chỉ để bị giết và làm thức ăn cho buổi tối.