willful

2 hece
C2 seviye
EN → TR

Tanım

•habitually disposed to disobedience and opposition

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
self willed
froward
headstrong
self-willed
wilful

Örnek Cümleler

Bu istemli körlüktü.
It was willful blindness.
Bu bilinçli. bu kasıtlı.
It's willful. It's intentional.
Tuttular o mucizeleri inkâr ettiler.
But they willfully rejected them.
Ayetlerimize karşı haksızlık ettiler.
But they willfully rejected them.
Onlar âyetlerimize haksızlık ettiler.
But they willfully rejected them.
Şu günlerde bir çok istemli körlük var.
There's a lot of willful blindness around these days.
İddia makamı, suç isnadında bulunan makamdır.
Willfully delivering a false oath (or affirmation) is the crime of perjury.
İstekli bakire: Feminizm Denemeleri, 1976-1992.
Willful virgin: essays in feminism, 1976-1992.
İstemli körlüğü Irak Savaşı tırmandığında görebilirsiniz.
You could see willful blindness in the run-up to the Iraq War.
Hepimiz, belli koşullar altında, istemli olarak körüzdür.
We're all, under certain circumstances, willfully blind.
Sonraki yıllarda birkaç kez yağmalandı ve kasten yıkıldı.
In the following years, it was several times depredated and also willfully destroyed.
Suistimal, bir tarafa zarar veren istekli ve kasıtlı bir eylemdir.
Malfeasance is the willful and intentional action that injures a party.

İlgili / Bileşik Terimler

Genelkasıtlı
Geneldirengen
Genelinatçı
Genelkasten yapma.
Genelbilerek yapılan. will fully kasten
Genelsöz dinlemez
Genelmahsus. willfulness inatçılık