Biz bir bekçi köpeği lazım. 🔊
We need a watchdog. 🔊
"O mükemmel bir mekanizma." 🔊
"He is an excellent watchdog." 🔊
Tom bekçi köpeğine bir parça et attı. 🔊
Tom threw a piece of meat to the watchdog. 🔊
Belki bir bekçi köpeği almamız gerekiyor. 🔊
Maybe we need to get a watchdog. 🔊
"Ben bir watchdog benim oda tutmak istemiyorum." 🔊
"I don't want a watchdog to keep me out of my rooms." 🔊
İzleme Grubu Kamu Medyasının Romanya'daki Rolünden Endişeli 🔊
Watchdog Group Concerned about Role of Public Media in Romania 🔊
Her zaman havlayan bir köpek iyi bir bekçi köpeği değildir. 🔊
A dog that barks all the time isn't a good watchdog. 🔊
İzleme örgütü: Kosovalı gazeteciler tehditlerle karşı karşıyalar 🔊
Watchdog group says Kosovo journalists face threats 🔊
Medya izleme örgütü: AB ve Balkanlar'da bazın özgürlüğü azalıyor 🔊
Media watchdog: press freedom in EU, Balkans deteriorating 🔊
Bu yetenekleri nedeniyle, bekçi köpeği olarak kullanılmaktadır.[1] 🔊
Due to these abilities, the breed can be determined as suitable for the watchdog service.[4] 🔊
Medya izleme örgütü: Bulgaristan'da basın özgürlüğü kötüye gidiyor 🔊
Media watchdog: press freedom deteriorating in Bulgaria 🔊
İzleme örgütü: Bulgaristan yolsuzluk sıralamasında aşağıya kayıyor 🔊
Bulgaria slips in corruption ranking, says watchdog 🔊