/ʌnˈhɜː(ɹ)d/2 heceC2 seviye
EN → TR
"unheard" kelimesinin Türkçesi: işitilmemiş, duyulmayan, işitilmemiş., duyulmadık. unheardof misli görülmemiş. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelişitilmemiş
Genelduyulmayan
Genelişitilmemiş.
Genelduyulmadık. unheardof misli görülmemiş
Tanım
•not necessarily inaudible but not heard
Diğer Dillerde
Fransızcainouï, non écouté, non entendu Rusçaневы́слушанный, неслы́шимый, неслы́шный, неуслы́шанный
Etimoloji
See the etymology of the corresponding lemma form.
Örnek Cümleler
O duyulmamış bir şey değil.
It's not unheard of.
Hakikaten sen iğrenç bir şey yaptın!
Indeed you have brought a thing Fariya (an unheard mighty thing).
Oysa doktora tezi neredeyse hiç dikkate alınmamıştı.
What Dr Patil did was completely unheard of.
Şarkının filmde duyulmayan sözleri "Git ready / Here they come!
Its lyrics (unheard in the film) state: "Git ready (Sing) / Here they come!
Baban kötü bir kimse değildi, annen de iffetsiz değildi" dediler.
Indeed you have brought a thing Fariya (an unheard mighty thing).
Bu duyulmamış bir şey, hem yayıncı olarak bizler hem de yazar için.
This is unheard of, both for us the publisher, and the author.
Etnik yemekler yemek duyulmamış bir şeydi, kendiniz etnik değilseniz.
Eating ethnic was unheard of unless you were ethnic.
Sonunda biz de onları çetin bir hesaba çektik ve onları görülmemiş biçimde cezalandırdık.
Wherefore We reckoned with them a stern reckoning, and We tormented them With a torment unheard of.