Ana içeriğe geç
Platform Menüsü
Keşfet
Haberler
Pazar
Yaşam
Rehber
Sözlük
/
unforgivable
Türkçe → İngilizce
İngilizce → Türkçe
Ara
Tanım
Diğer Diller
Eş/Zıt
Örnek
unforgivable
🔊
▾
☆
5 hece
C1 seviye
EN → TR
Tanım
•
not excusable
Diğer Dillerde
Almanca
🔊
unentschuldbar
, unverzeihlich
Fransızca
🔊
impardonnable
İspanyolca
🔊
imperdonable
İtalyanca
🔊
imperdonabile
Rusça
🔊
непрости́тельный
Arapça
🔊
لَا يُغْتَفَرُ
Azerice
🔊
bağışlanmaz
, üzürlü sayıla bilməyən
, üzürsüz
Felemenkçe
🔊
onvergeeflijk
Portekizce
🔊
imperdoável
Yunanca
🔊
ασυγχώρητος
Japonca
🔊
許されない
Korece
🔊
용서하지 못하다
, 용서할 수 없다
İsveççe
🔊
oförlåtlig
Lehçe
🔊
niewybaczalny
Ukraynaca
🔊
невиба́чний
, непроба́чний
, непрости́мий
, непроще́нний
Fince
🔊
anteeksiantamaton
Çekçe
🔊
neodpustitelný
Rumence
🔊
de neiertat
, de nescuzat
, impardonabil
, neiertabil
, nescuzabil
Macarca
🔊
megbocsáthatatlan
Danca
🔊
utilgivelig
Bulgarca
🔊
непрости́м
, непрости́телен
Slovakça
🔊
neodpustiteľný
Slovence
🔊
neodpustljiv
Litvanca
🔊
nedovanotinas
Galiçyaca
🔊
imperdoábel
, imperdoable
İzlandaca
🔊
ófyrirgefanlegur
Ermenice
🔊
աններելի
Bengalce
🔊
অমার্জনীয়
Etimoloji
Etymology tree Proto-Indo-European *né Proto-Indo-European *n̥- Proto-Germanic *un- Proto-West Germanic *un- Old English un- Middle English un- English un- English forgivable English unforgivable From un- + forgivable.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
inexcusable
unpardonable
unremittable
Zıt anlamlılar
forgivable
Örnek Cümleler
Bu affedilemez,
🔊
It's unforgivable
🔊
Onun suçu affedilemez.
🔊
His crime is unforgivable.
🔊
Yaptığım bağışlanamaz.
🔊
What I've done is unforgivable.
🔊
Yaptığım şey affedilmez.
🔊
What I've done is unforgivable.
🔊
Yaptığın şey affedilmez.
🔊
What you're doing is unforgivable.
🔊
O affedilmez bir hataydı.
🔊
That was an unforgivable error.
🔊
Bağışlanamaz bir şey yaptım.
🔊
I've done something unforgivable.
🔊
Bir dizi affedilmez suç işledi.
🔊
He committed a series of unforgivable crimes.
🔊
Tom'un yaptığı şey affedilmezdi.
🔊
What Tom did was unforgivable.
🔊
Bu affedilir gibi değildir." dedi.
🔊
That is unforgivable," Savo Strbac of the Veritas centre told SETimes.
🔊
Fadıl affedilemez bir çizgiyi geçti.
🔊
Fadil has crossed an unforgivable line.
🔊
O gün Tom'la benim yaptığım şey affedilmezdi.
🔊
What Tom and I did that day was unforgivable.
🔊
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod