turning

/[ˈtɜː.nɪŋ]/2 hece
A2 seviye
EN → TR
"turning" kelimesinin Türkçesi: dönüş, dönme, dönemeç, yoldan sapma veya çıkma, dönüş yeri. turning point dönüm noktası.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldönüş
Geneldönme
Geneldönemeç
Genelyoldan sapma veya çıkma
Geneldönüş yeri. turning point dönüm noktası.

Görsel

Kaykaycı gece sokakta hızlı dönüş - dinamik aksiyonRenkli Kostümlü Mutlu Balerin Kırmızı Gülle Sahnede Dönüş YaparkenVakitsiz Dönüş: Sokak Lambalarıyla Yıkanan Ağaçlı Bulvarda Gece YürüyüşüDramatik Ateş Halkası: Siyah Arka Planda Dans Eden Alevler ve Enerjik Dönüş

Tanım

•the activity of shaping something on a lathe

Diğer Dillerde

Fransızcavirage
İspanyolcabocacalle
Yunancaστροφή
İsveççesvarvning, trycksvarvning
Hintçeघुमाव, मोड़
Fincemutka, sorvaaminen, sorvaus
Rumenceviraj
Macarcaforgács
Bulgarcaзавой, стругуване, стру́жка

Etimoloji

From Middle English turnyng, turnynge, from Old English tyrning, turnung, equivalent to turn + -ing.

Kelime Ailesi

by-turning
engine turning
it's a long road that has no turning
table-turning
turning approver
turning away
turning center
turning circle
turning evil
turning gear
turning joint
turning number
turning point
turning post
turning rest
turning steel
turning tool
turning-away

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar

Örnek Cümleler

O kızarıyor.
She's turning red.
Yoksa 40 mı?
I'm turning 40 though, aren't I?
Çark dönüyor.
The wheel is turning.
Dönüm noktası
Turning points
Tom aklaşıyor.
Tom is turning white.
Üretim düşüyor.
Production is turning down.
Geri dönüyoruz.
We're turning back.
Tom kırlaşıyor.
Tom is turning gray.
[motor çalışır]
[engine turning]
Tom mavileşiyor.
Tom is turning blue.
Tom otuz oluyor.
Tom is turning thirty.
Kızarıyor musun?
Are you turning red?

İlgili / Bileşik Terimler

Geneldönüm noktası