Tanım
•be in a certain place and not leave
Örnek Cümleler
Burda kal!
Stay put there?
Sen kımıldama.
You stay put.
Şimdi kıpırdama.
Now stay put.
Kıpırdamadan duracaksın.
You'll stay put.
Şimdilik kıpırdamadan dur.
Stay put for now.
Sanırım biz kımıldamayacağız.
I think we'll stay put.
Sarayda kalmalıyım, değil mi?
I should stay put at the palace, right?
Şimdi sadece kıpırdamadan dur.
Now just stay put.
Ben sana kımıldamamanı söyledim.
I told you to stay put.
Benden haber alıncaya kadar kımıldama.
Stay put until you hear from me.
Şimdilik bize kalmamızı tavsiye ettiler.
They advised us to stay put for the time being.
Ona şimdilik olduğu yerde kalmasını söyle.
Tell him to stay put for now.