Leyla esrar kaçırdı.
Layla smuggled cannabis.
Tom'un babası bir kaçakçı.
Tom's father is a smuggler.
Kaçakçı olduğunu biliyordum.
I knew you were a smuggler.
Saldırganlar yakalanamamıştır.
No smugglers are caught.
Leyla'nın babası bir kaçakçıdır.
Layla's father is a smuggler.
İstanbul'a fedai sokmaya çalıştı.
He tried to smuggle an assassin into Istanbul.
"Teröristlerle sıcak temas sağlandı".
"Indonesia eel hot item for smugglers".
Kaçakçılardan korkmadıklarını söylediler.
They said they were not afraid of smugglers.
Tom Mary için Avustralya'ya gizlice bir şey soktu.
Tom smuggled something into Australia for Mary.
Tom Mary'nin hastane odasına bir şişe viski kaçırdı
Tom smuggled a bottle of whiskey into Mary's hospital room.
Arnavutluk'a Otomobil Kaçakçılarını Çökertme Çağrısı
Albania Urged to Crack Down on Automobile Smugglers
Bu gemi, dostlarım, kaydedilen kaçakçıları ilk! kaçak
That ship, my friends, was the first of recorded smugglers! the contraband was