"scruple" kelimesinin Türkçesi: tereddüt, vicdanı elvermeme, 296 gramlık eczacı tartısı, az miktar, vicdanı elvermemek. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Geneltereddüt
Genelvicdanı elvermeme
Genel296 gramlık eczacı tartısı
Genelaz miktar
Genelvicdanı elvermemek
Geneltereddüt etmek. have scruples about a thing vicdani sebeple çekinmek.
Tanım
•an ethical or moral principle that inhibits action
•have doubts about
Diğer Dillerde
Bulgarcaимам скрупули, скрупули
Örnek Cümleler
Sizin vicdanınız yok.
You have no scruples.
Kuşkularına hayranım, Tom.
I admire your scruples, Tom.
O yalan söylemeye çekinmez.
He has no scruples about lying.