Maalesef, hayır.
Well, sadly not.
Lezzetli mi? Hem de çok.
Is it tasty? ...Sadly.
Ne yazık ki yanılmıştır.
He is sadly mistaken.
Ne yazık ki yanılıyorsun.
You're sadly mistaken.
Maalesef, bu şahıs anonim.
Sadly, he's anonymous.
Ne yazık ki şair genç öldü.
Sadly, the poet died young.
O, hüzünlü olarak gülümsedi.
She smiled sadly.
Ne yazık ki Tom kitap okumaz.
Sadly, Tom doesn't read books.
Ne yazık ki dünya idiot dolu.
Sadly, the world is full of idiots.
Ne yazık ki birçok Japon öldü.
Sadly, many Japanese people died.
Yaşlılar ne yazık ki, öleceğiz.
The old, sadly, we will die.
O, bana üzüntülü şekilde baktı.
She looked sadly at me.