Kimsenin sırtına binme.
Never let anyone piggyback you.
Tom Mary ile atçılık oyunu oynadı.
Tom gave Mary a piggyback ride.
Bir sürü insanın içinde sırtına binmek.
- "Piggyback ride amongst a lot of people." - Hey, hey!
Beni burada tüm gece sırtına alıp gezdirmişti.
The piggyback ride throughout the night is here too.
Baba, daha fazla yürüyemem. Beni omzuna bindirir misin?
Daddy, I can't walk any more. Could you give me a piggyback ride?
İçip içip seni sırtımda taşımamı isteyeceksin, değil mi?
You want to be drunk so I can piggyback you, right?
Şimdi de kalkmış sana yardım etmemi istiyorsun ve bir de sırtımda taşımamı ?
Now you want me to help you study, and give you a piggyback ride too?