pharmacist

/ˈfɑɹməsɪst/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"pharmacist" kelimesinin Türkçesi: eczacı., eczacı. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneleczacı.
Geneleczacı

Tanım

•a health professional trained in the art of preparing and dispensing drugs

Diğer Dillerde

AlmancaApotheker, Apothekerin, Pharmazeut, Pharmazeutin
İspanyolcaboticario, farmacéutica, farmacéutico, farmacopola
İtalyancafarmacista
Rusçaапте́карша, апте́карь, фармаце́вт
Arapçaصَيْدَلَانِيّ, صَيْدَلِيّ
Farsçaداروساز, داروگر
Azericeəczaçı
Özbekçeaptekachi, aptekar, farmatsevt
Felemenkçeapotheker, apothekeres
Portekizcefarmacêutico
İsveççeapotekare
Ukraynacaапте́кар, апте́карка
Hintçeऔषधकार
Finceapteekkari, farmaseutti, farmasian opiskelija, proviisori
Macarcagyógyszerész, gyógyszertári eladó, patikus
İbraniceרוֹקֵחַ
Latincepharmacopola
Dancaapoteker, farmakonom
Norveççefarmasøyt
Endonezcefarmasis

Kelime Ailesi

ethnopharmacist
nonpharmacist
polypharmacist
radiopharmacist
street pharmacist

Örnek Cümleler

Tom eczacı.
Tom is a pharmacist.
O bir eczacı.
He is a pharmacist.
Tom bir eczacıydı.
Tom was a pharmacist.
Peck bir eczacıydı.
Kelly was a pharmacist.
Sen bir eczacı olmalısın.
You should be a pharmacist.
Tom eczacı olmak istiyor.
Tom wants to become a pharmacist.
Tom bir eczacı, değil mi?
Tom is a pharmacist, isn't he?
Tom eczacı olmak istemedi.
Tom didn't want to be a pharmacist.
Tom eczacı olmak istemiyor.
Tom doesn't want to be a pharmacist.
Babası doktor, annesi eczacı.
His father is a doctor, his mother a pharmacist.
Yunan eczacılar acı ilacı içti
Greek pharmacists swallow bitter pill
Tom bir eczacı olmak istiyordu.
Tom wanted to be a pharmacist.