parking ticket
EN → TR
Tanım
•a ticket issued for parking in a restricted place
Diğer Dillerde
Fransızcaamende, amende de stationnement
Felemenkçeparkeerbiljet, parkeerboete, parkeerbon, parkeerkaart, parkeerticket
Yunancaκλήση
İsveççeparkeringsbot
Macarcabüntetőcédula parkolásnál, parkolójegy
Dancaparkeringsbøde
İrlandacaticéad páirceála
İzlandacastöðumælasekt
Faroeceparkeringarbót
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Bir park bileti aldım.
I got a parking ticket.
Park cezasý mý getirdiniz?
Are you delivering parking tickets?
Park cezası makbuzumu kaybettim.
I lost my parking ticket.
Bu otopark biletini doğrulayabilir misin?
Can you validate this parking ticket?
Oscar'ın ödenmemiş birkaç park cezası var.
Well, as an example... Uh, Oscar here's got some outstanding parking tickets.
Tom dün öğleden sonra bir park cezası aldı.
Tom got a parking ticket yesterday afternoon.
Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var.
Tom has a whole pile of unpaid parking tickets.
Hindistanda bir Başbakana ilk kez bir park cezası kesilmişti.
This was the first time a prime minister of India was given a parking ticket.
Park biletlerini sallamıyorum bile - 7 milyon dolar borcum var zaten.
I don't really care about parking tickets - I have a $7 million debt.
Anayasa Mahkemesi ülkedeki park cezalarının fazla yüksek olduğuna karar verdi.
The Constitutional Court in Croatia has decided the country's parking tickets cost too much.
1 Ocak 2010'dan itibaren, Hırvatistan'da bir otopark cezası şimdikinin onda biri olacak.
Beginning January 1st 2010, a parking ticket in Croatia will drop by ten times what it costs now.