O acı gerçek.
That's painfully true.
Tom aşırı derecede sıskaydı.
Tom was painfully thin.
Söylediklerin çok yaralayıcı.
Your words wound painfully.
O, acı verecek şekilde zayıftı.
He was painfully thin.
O çok sancılı biçimde besbelli.
It's so painfully obvious.
O acı verici bir biçimde utangaçtı.
She was painfully shy.
Çelişki acı verici bir şekilde açıktır.
The contradiction is painfully obvious.
Performansı acı verici derecede utanç vericiydi.
Her performance was painfully cringeworthy.
Yüz binlerce insan öldü, yavaş yavaş ve acı çekerek.
Hundreds of thousands of people were exterminated, slowly and painfully.
Şimdi köşede bileklerimi ağrılı bir şekilde kesicem.
I'm gonna go slit my wrists in the corner painfully now.
Ancak prenses çok utangaçtı ve tanımadığı insanların önünde kekeledi.
However, the princess was painfully shy, and stammered when in front of people she did not know.
Doğru; oyunlar yıllar içinde bazı acı verici düzeyde kötü hikayeler anlattı.
It's true: video games have told some painfully bad stories over the years.