objectivity
/ˌɒbd͡ʒɛkˈtɪvɪti/5 hece
C2 seviye
EN → TR
"objectivity" kelimesinin Türkçesi: nesnel, nesnellik. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelnesnel
Genelnesnellik
Görsel




Tanım
•judgment based on observable phenomena and uninfluenced by emotions or personal prejudices
Diğer Dillerde
AlmancaObjektivität
Fransızcaobjectivité
İspanyolcaobjetividad
Rusçaобъекти́вность
Farsçaعینیت
Kazakçaобъективтік
Felemenkçeobjectiviteit, zakelijkheid
Portekizceobjetividade
Yunancaαντικειμενικότητα
Japonca客観性
Korece객관성
Lehçeobiektywność
Rumenceobiectivitate
Macarcaobjektivitás, tárgyilagosság
Bulgarcaобективност
Katalancaobjectivitat
İrlandacaoibiachtúlacht
Ermeniceօբյեկտիվություն
Khmerceវត្ថុវិស័យភាព
Etimoloji
Etymology tree English objective Proto-Indo-European *-teh₂ Proto-Indo-European *-ts Proto-Indo-European *-teh₂ts Latin -itāsder. Old French -itebor. Middle English -ite English -ity English objectivity From objective + -ity.
Kelime Ailesi
multiobjectivity
nonobjectivity
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Princeton University Press. 1960. s. 51.
The Edge of Objectivity: An Essay in the History of Scientific Ideas.
Tarafsızlığı iddia eden herkese dikkat edin.
Beware of anyone who claims objectivity.
Objetivite temel olarak S ve M gibi oluşturulmuştur.
Objectivity basically is constructed in that same S&M way.
Bu öznellik ve nesnellik üzerine kötü bir kelime oyunu.
That's a bad pun on objectivity and subjectivity.
Ama aslında satranç oyunu mükemmel objektivitenin bir örneğidir.
And yet, chess is a domain of perfect objectivity.
Ve biliyorsunuz bu alıntı yapmakla ilgili bir sorundur, nesnellik.
And you know people, this is the problem with quote, objectivity, unquote.
Bu sebeple bilim anlayışımız asla tamamıyla nesnellik kavramına dayanamaz.
Thus, our comprehension of science can never rely wholly upon "objectivity" alone.
İlkem, bunu objektif ve inandırıcı bir şekilde, şefkat ve dürüstlükle yapmak.
My creed is to do so with objectivity, credibility, compassion, and honesty.
Haraszti, Kosova basınının tarafsızlık ve çoğulculuktan yoksun olduğunu da ifade etti.
The media in Kosovo, Haraszti added, had shown a lack of objectivity and pluralism.
Tarafsızlık ve doğruluk gibi problemler, gerçekle ilgili problemlerle yakından ilişkilidir.
Questions of objectivity and truth are closely associated with questions of fact.
Tarafsızlık ve doğruluk gibi problemler, gerçekle ilgili problemlerle yakından ilişkilidir.
Questions of objectivity and truth are closely associated with questions of fact.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.
It's a social concept of cooperation, so we don't talk a lot about truth and objectivity.
İlgili Sorular
Stigmata fenomeni hakkında seküler bir perspektiften, gerçekçi ve nesnel bir açıklama sunar mısınız?
Halkın yönetimini kim üstlenmeli: ikna kabiliyeti yüksek siyasetçiler mi yoksa nesnel bilim insanları mı?
"Bush'a Karşı Yeniden Yenilgi" başlığı; Demokratik bir propaganda mı yoksa nesnel bir değerlendirme mi?
Küresel yönetimin avantajları hakkında nesnel bir yanıt verir misiniz? (Duygusal ya da taraflı bir tutum sergilemeyin.)
Rastgele kozmik bir maddeden gelip aynı maddeye geri dönersek, arada nesnel bir anlam, amaç ve değer bulunabilir mi?