Etymology tree Latin lumen Proto-Indo-European *-éh₁ti Proto-Indo-European *-sḱéti Proto-Indo-European *-éh₁sḱeti Proto-Italic *-ēskō Latin -ēscō Latin -escensder. English -escence English luminescence From Latin lumen + English -escence.
Örnek Cümleler
Elektriksel ışıma
Electroluminescence
Lüminesans Tarihleme
Luminescence dating
kemilüminesans lüminofor fosforesans
Chemiluminescence Luminophore Phosphorescence
Ortam aydınlığı ise çok farklı birşeydir.
Ambient luminescence is something very different.
Daha önce de söylediğim gibi: tıpkı ateşböcekleri gibi.
That's all bioluminescence.
Çoğu canlı biyolüm,nesans özelliğini yem olarak kullanır.
And a lot of animals will use their bioluminescence as a lure.
Peki, pekçok hayvan için biyolümünesans neden bu kadar önemli?
So, what is it about bioluminescence that's so important to so many animals?
Bu biyolümünesans değil, salgı bezlerinden yansıyan ışık sadece
That's not luminescence, that's reflected light from the gonads.
ALLAH kimin göğsünü İslama açarsa o Rabbinden bir ışık üzerindedir.
Will he whose breast has been opened up to peace (not be) in luminescence from his Lord?
Elektriksel ışıma, elektrik akımı tarafından uyarılan ışık yayılımıdır.
Electroluminescence is light emission stimulated by electric current.
Kahverengi form genellikle sönüktür, parlaklığı solungaçlarla kısıtlıdır.
The brown form was generally fainter, with its luminescence restricted to the gills.
Kariyerimin çoğunu biyoluminesens adı verilen olguyu araştırmakla geçirdim.
I've spent most of my career studying this phenomenon called bioluminescence.