little old
EN → TR
Eş & Zıt Anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Biz biraz daha yaşlıyız.
We're a little older.
Tom biraz eski kafalıdır.
Tom is a little old-fashioned.
Tom benden biraz daha yaşlı.
Tom is a little older than me.
Benim babam biraz eski kafalı.
My father is a little old-fashioned.
Tom'un fikirleri biraz eski moda.
Tom's ideas are a little old-fashioned.
Kuzenim benden biraz daha yaşlıdır.
My cousin is a little older than I am.
Senin düşüncelerin biraz eski moda.
Your ideas are a little old-fashioned.
Bilirsin, ben biraz eski modayımdır.
I'm a little old fashioned, you know.
Tom senin için biraz yaşlı değil mi?
Isn't Tom a little old for you?
Tom sadece Mary'den biraz daha yaşlı.
Tom is only a little older than Mary.
Tom'un yaşını almış biri olduğunu biliyorum.
I know Tom is a little old.
Kalın gözlükleri olan biraz yaşlı bir adamdı.
He was a little old man with thick glasses.