big old
EN → TR
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Zıt anlamlılar
Örnek Cümleler
Yaşlı koca ayı.
Big old bear.
Kendisine güzel bir alkış... (Alkışlar)
Give him a big old hand. (Applause)
Bunun için kocaman bir plaket kazandım-- Eğitimde Yılın Erkeği.
For that I won a big old plaque -- Man of the Year in Education.
Birden insanlar sahneye çıktı -- Homo erectus -- büyük, eski koca kafa.
Suddenly humans show up, Homo erectus, big old melon head.
Ve eminim, bu sırf büyük ve komik bir balık olabilir, ama yardım ediyor.
And sure, it may be just one big old silly fish, but it's helping.
Buna rağmen, ben, (çık, çık, çık..) büyük bir bifteği bitirmek üzereydim.
Yet, there I was -- chk, chk, chk -- tucking into a big old steak.
İki dolabın arasında eski büyük bir poster kendi kadar eski bir çerçevenin içinde bulunuyor.
Between two cabinets there is also a big old poster with its old frame.