insole
/ˈɪnsəʊl/
EN → TR
"insole" kelimesinin Türkçesi: ayakkabının iç astarı, kundura içine konan taban astarı.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelayakkabının iç astarı
Genelkundura içine konan taban astarı.
Tanım
•the inner sole of a shoe or boot where the foot rests
Diğer Dillerde
AlmancaEinlage, Einlegesohle
Fransızcasemelle intérieure
İspanyolcapalmilla, plantilla
İtalyancasoletta
Rusçaподкла́дка, сте́лька
Portekizcepalmilha
Japoncaインソール, 敷き革
İsveççeinläggssula, innersula
Lehçewkładka
Ukraynacaвіхоть
Fincepohjallinen
Çekçestélka, vložka
Macarcatalpbetét
Bulgarcaстелка
Moğolcaулавч
Esperantoalplandaĵo
Afrikancabinnesool
Etimoloji
From in + sole.
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom küstah.
Tom is insolent.
Chuck küstahtır.
Chuck is insolent.
Garson terbiyesizdi.
The waiter was insolent.
Saygýsýz olan sensin!
You're the insolent one!
Onlara karşı küstah değilim.
I am not insolent towards them.
Bu yüzden bu kadar saygýsýz.
That's why she's so insolent.
Ben onlara karşı küstah değilim.
I'm not insolent to them.
Gerçekten biz azgın kişilermişiz.
Truly, we were insolent.
Yoksa onlar azgın bir kavim midir?
Or are they an insolent people?
Senin küstahlığını onaylamayacağım.
I won't approve of your insolence.
Yoksa onlar azgın bir millet midirler?
Or are they an insolent people?
Senin haddine mi orada büyüklük taslamak!
You have no right to be insolent here.