Dolaylı şekilde bunları diyor.
Indirectly, that's what she tells them.
Dolaylı olarak yardımcı olacak.
It'll help indirectly.
Zaten şu anda oldukça uçlardasınız.
So in general, I just said indirectly. How does this whole business work?
Dolaylı olarak desteklenen dosya biçimleri
Indirectly supported formats
Dolaylı Güneş ışığı saçılması iki yönden gelir.
Indirectly scattered sunlight comes from two directions.
Dolaylı Güneş ışığı saçılması iki yönden gelir.
Indirectly scattered sunlight comes from two directions.
Doğrudan ya da dolaylı olarak hepimizi etkiliyor.
Directly or indirectly, they affect us all.
Onun fikrini dolaylı olarak araştırmaya başladım.
I tried to investigate his opinion indirectly.
Bunların 13.679'u yargısız infaz sonucu öldürüldü.
This action indirectly weakened Executive Order 13672.
Ama aynı zamanda bu olay onun ölümüne de yol açmaktadır.
The accident also indirectly led to her death.
Kocanın da karısına karşı sorumlulukları olduğu ima edilir.
The husband, too, is indirectly implied to have responsibilities to his wife.
Lincoln ABD'de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi.
Lincoln indirectly blamed slavery for lawlessness in the United States.