İyi davrananlar kınanamaz.
In no way can the righteous be blamed.
Bu ifadeyi hiç kullanmadım bile.
In no way did I assume this to begin with.
İyi davrananlara sorumluluk olmaz.
In no way can the righteous be blamed.
Size soru sorsam, yanıt vermezsiniz.
and if I ask, you will in no way answer me or let me go.
Güzel davrananlar aleyhine bir yol yok.
In no way can the righteous be blamed.
O hiçbir şekilde karakter sahibi değil.
In no way is he a man of character.
Bu, hiç bir şekilde kolay bir iş değil.
It is in no way an easy job.
İyilik edenleri ayıplamaya bir yol yoktur.
In no way can the righteous be blamed.
Ölüm hiç bir şekilde yaşamdan farklı değildir
Death in no way differs from life.
Yani hiç bir şekilde bu kanıt dairesel değil.
So in no way is this proof circular.
İyilik edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur.
In no way can the righteous be blamed.
Onun mantığı hiçbir şekilde savunulabilir değil.
His logic is in no way defensible.