O anaokulunda.
He's in kindergarten.
Biraz acelemiz var.
We're in kind of a hurry.
Anaokulunda başladım.
Ever since I was in kindergarten.
Bira aceleyle terk ettim.
I left in kind of a hurry.
Polis misillemede bulundu.
Police responded in kind.
Anaokulu anaokulunda başlar.
Kindergarten begins in kindergarten.
Onlarla iyi ve güzel geçinin.
And live with them in kindness.
Bunu anaokulundayken öğrendim.
I learned that when I was in kindergarten.
Tom hâlâ anaokulunda, değil mi?
Tom is still in kindergarten, isn't he?
Bunu görmeye alışkın olabilirsiniz. .
So you're used to seeing it in kind of the traditional class environment.
Kat Bjelland kinderwhore stilinde, 1992
Kat Bjelland in kinderwhore, 1992
Sanırım ben bu şekilde algılayabiliyorum.
I think this is how my brain kind of handles it.