graveyard

/ˈɡɹeɪvˌjɑɹd/2 hece
B2 seviye
EN → TR
"graveyard" kelimesinin Türkçesi: mezarlık, gömütlük, kabristan, tahtalıköy, mezaristan. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelmezarlık
Genelgömütlük
Genelkabristan
Geneltahtalıköy
Genelmezaristan
Genelmezarlık
Genelkabristan. graveyard shift gece vardiyası (fab- rikalarda)

Görsel

Ağaçların arasında taş haçlı eski bir mezarlıkNevada çölü eski mezarlık manzarası - tarihi batıKorkunç gotik mezarlık evinin dış cephesi - karanlık mimariSisli Sonbahar Gününde Mumlarla Aydınlatılmış Tarihi Mezarlık Manzarası

Tanım

•a tract of land used for burials

Diğer Dillerde

AlmancaBegräbnisplatz, Friedhof, Gottesacker, Kirchhof, Leichenhof
Fransızcacimetière
İtalyancacimitero, sepolcreto
Rusçaкирку́т, кла́дбище, пого́ст
Arapçaتُرْبَة, جَبّانة, مَدْفِن, مَقْبَرَة, مَقْبُرَة
Özbekçegoʻriston, qabriston
Tatarcaкаберлек
Portekizcecemitério
Korece묘원, 묘지
Lehçecmentarz
Ukraynacaгробки́, гробови́ще, кірку́т, кладови́сько, кладо́вище, кла́довище
Hintçeक़ब्रिस्तान, गोरिस्तान, समाधिक्षेत्र
İbraniceבֵּית עוֹלָם, בֵּית קְבָרוֹת
Latincecoemeterium, sepulcrētum
Norveççegravlund, gravplass, leggplass

Etimoloji

From grave + yard. Compare West Frisian begraafplak (“graveyard”), Dutch begraafplaats (“graveyard”), Norwegian gravplass (“graveyard”).

Kelime Ailesi

aircraft graveyard
automobile graveyard
elephants' graveyard
flies' graveyard
ghost in the graveyard
graveyard chompers
graveyard cough
graveyard market
graveyard of empires
Graveyard of the Atlantic
Graveyard of the Pacific
graveyard orbit
graveyard poet
graveyard poetry
graveyard shift
graveyard slot
graveyard spiral
graveyard stew

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
burial ground
cemetery
boneyard
Boot Hill
camposanto
churchyard
crypt
God's acre
gravestead
kirkyard
lichyard
marble orchard

Örnek Cümleler

Gömüt armağanı yoktur.
It does not have a graveyard.
Çeşme camiye bitişiktir.
Nearby lies the graveyard.
O, bu mezarlığa defnedildi.
He was buried in this graveyard.
Girişte solda mezarlık vardır.
There is a graveyard outside.
Obinitsa mezarlığına defnedildi.[1]
She is buried at Obinitsa graveyard.[1]
Ben sanat mezarlığı müzelerden bıktım.
I'm tired of museums, - graveyards of the arts.
Travnik vezirler şehir olarak bilinir.
Famine graveyards are known locally.
Beni hırsızlar mezarlığına gömer misin?
Will you bury me at the thieves' graveyard?
Mezarlıktaki bütün kalabalık bunu gördü.
All of the crowd assembled at the graveyard saw it.
Tom gece vardiyasında çalışmayı sevmiyor.
Tom doesn't like working the graveyard shift.
Gece mezarlığa uğramayı bırakmanı istiyorum.
I want you to stop frequenting the graveyard at night.
Yaylada Tahtacı Mezarlığı da yer almaktadır.
Also on the property is a graveyard.