Bu neşelendirici.
It's exhilarating.
Bu, neşelendirici.
This is exhilarating.
O neşelendiriciydi.
It was exhilarating.
Bugün canlandırıcıydı.
Today has been exhilarating.
O, çok neşelendiriciydi.
It was so exhilarating.
Tom deneyimi neşelendirici buldu.
Tom found the experience exhilarating.
O canlandırıcı bir yürüyüş yaptı.
He took an exhilarating walk.
Bu coşkulu his hastanede de devam etti.
That continued into the the hospital. It was really exhilarating.
Heyecan verici ve aynı zamanda korkutucu...
It was exhilarating and intimidating at the same time ...
Heyecan verici bir gezinti ama limitleri var tabi.
It's been an exhilarating ride but there are limits.
Tom gölün etrafında neşelendirici bir yürüyüş yaptı.
Tom took an exhilarating walk round the lake.
Nehir kenarı boyunca canlandırıcı bir yürüyüş yaptı.
He took an exhilarating walk along the riverside.