banging
/ˈbæŋ.ɪŋ/2 hece
B1 seviye
EN → TR
Tanım
•(used informally) very large
•the act of subjecting to strong attack
Kelime Ailesi
bangingly
headbanging
Örnek Cümleler
Tom ön kapıya vuruyor.
Tom is banging on the front door.
Demek onu yiyor ţimdi.
He's probably banging her right now.
Kafası betona çarpıyordu.
His head was banging on concrete.
Tom kapıya vurmaya başladı.
Tom started banging on the door.
Tom kapıya vurmaya devam etti.
Tom continued banging on the door.
Sami kapıya çok sert vuruyordu.
Sami was banging on the door so hard.
Tom kapının yumruklandığını duydu.
Tom heard banging on the door.
Tom, Mary'nin kapısını yumrukluyor.
Tom is banging at Mary's door.
Sami insanların kapılarını çalıyordu.
Sami was banging on people's doors.
Sami, Leyla'nın penceresine vuruyordu.
Sami was banging on Layla's window.
Birinin duvara vurduğunu duyduğumu sandım.
I thought I heard someone banging on the wall.
Yan komşular sabahtan beri gürültü yapıyor.
The neighbours have been banging about next door all morning.