edging
/ˈɛdʒɪŋ/2 hece
C2 seviye
EN → TR
"edging" kelimesinin Türkçesi: kenar, dantel, sutaşı., kenar için kullanılan şerit. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkenar
Geneldantel
Genelsutaşı.
Genelkenar için kullanılan şerit
Görsel




Tanım
•border consisting of anything placed on the edge to finish something (such as a fringe on clothing or on a rug)
Atasözü & Deyim
“Anasına bak, kızını al, kenarına (kıyısına, tarağına) bak, bezini al”
“Deniz kenarında dalga eksik olmaz”
“Irmak kenarına çeşme yapılmaz”
“Yabancı koyun kenara yatar = Yabancı kuşun başı kanadı altında olur”
Kelime Ailesi
Hamburg edging
Örnek Cümleler
Marjinal maliyet eğrileri bunun gibi gözüküyor olabilir.
And the cost on the edging incremental unit marginal cost curve.
Bu nedenle açık sınırda kenar bitkisi olarak daha uygundur.[1]
It is therefore more suitable as an edging plant in the open border.[9]
Halkın Kosova Anayasa Mahkemesi'ne olan güveni artıyor. [Muhamet Brajshori/SETimes]
Public trust in the Kosovo Constitutional Court is edging upwards. [Muhamet Brajshori/SETimes]
"Sana ihanet etmek istemiyorum," Mr. "Eğer bir düşünce gitmeyin, ne olursa olsun size yok.
"I don't want to betray you," said Mr. Marvel, edging away from the direction of the fingers.