ecstatic
/ɛkˈstætɪk/3 hece
C1 seviye
EN → TR
"ecstatic" kelimesinin Türkçesi: vecit haline ait. ecstatically vecit halinde olarak.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelvecit haline ait. ecstatically vecit halinde olarak.
Tanım
•feeling great rapture or delight
Diğer Dillerde
Almancaekstatisch
Fransızcaêtre aux anges, extatique
İspanyolcaextasiado, extático
İtalyancaestatico
Rusçaвосто́рженный, экстати́ческий, экстати́чный
Yunancaεκστατικός
İsveççeextatisk
Lehçeekstatyczny
Ukraynacaекстати́чний
Fincehaltioitunut, hurmioitunut
Rumenceextatic
Macarcaeksztatikus
Katalancaextàtic
Tagalogcapinakamasaya
Esperantoekstaza
Belarusçaэкстаты́чны
Etimoloji
Borrowed from Ancient Greek ἐκστατικός (ekstatikós). By surface analysis, ecstasy + -tic.
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Ben mest olmuşum!
I'm ecstatic!
Tom kendinden geçmiş.
Tom is ecstatic.
O kendinden geçmişti.
She was ecstatic.
Tom kendinden geçmişti.
Tom was ecstatic.
Mest edici bir deneyimdi.
It was an ecstatic experience.
Biz kendimizden geçmiştik.
We were ecstatic.
Küçük çocuk kendinden geçmişti.
The little boy was ecstatic.
Ben onun hakkında kendinden geçmişim.
I'm ecstatic about it.
Rap'çi 50 Cent Priştine konserinde hayranlarını büyüledi.
Rapper 50 Cent captivates ecstatic crowds of fans at a Pristina concert.
Ve bunu bir esriklik durumu olarak tarif ederek anlatıyor.
And he says by describing it as an ecstatic state.
Eğer zaten öleceksek... ...ölümümü hayranlık verici şekilde gerçekleştir.
If we're to die anyway, make it an ecstatic death for me.
Priştine ve Üsküp'teki etnik Arnavut milletvekilleri sevinçten havalara uçuyorlardı.
Pristina and ethnic-Albanian lawmakers in Skopje were ecstatic.