draining
/ˈdɹeɪnɪŋ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"draining" kelimesinin Türkçesi: akıtma, süzdürme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelakıtma
Genelsüzdürme
Görsel

Tanım
•having a debilitating effect
Diğer Dillerde
AlmancaAustrocknung, Entwässerung, Trockenlegunung
Kelime Ailesi
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Deneyim boşa çıkıyordu.
The experience was draining.
Savaş, ekonomimizi kurutuyor.
The war is draining our economy.
Bu iş insanda akıl bırakmıyor.
This job is mentally draining.
Bunu araziyi kurutarak yapıyorlardı.
They did it by draining the land.
Leyla'nın enerjisi hızla tükeniyordu.
Layla's energy was rapidly draining away.
Sonlu bir kaynaktır, daima akıp gider.
It's a finite resource; it's always draining away.
Gelgitli, uzatmalı ilişkiler duygusal açıdan bezdirici olabilir.
On-again, off-again relationships can be emotionally draining.
Hemotoraks, kanın göğüs tüpü ile boşaltılması ile tedavi edilebilir.
Hemothoraces may be treated by draining the blood using a chest tube.
Glory, Willow'un sevgilisi Tara'ya saldırır ve onun akıl sağlığını emer.
Glory attacks Willow's girlfriend Tara Maclay, draining her of her sanity.
Dodik taraf bütçesini en az 3 milyon avro zarara uğratmakla suçlanıyordu.
He had been accused of draining at least 3m euros from the entity budget.
Kuru, sıcak yazlara ihtiyaç duyar ve tam güneşli ortamda yetiştirilmelidir.
It needs dry, hot summers and should be grown in free draining soil and full sun.
Meyve bahçelerinin sulama suyu ise beton arklarla yer seviyesinde taşınmaktadır.
The Wet Garden Draining wet areas; raised gardens; water-loving plants.