doing

/ˈduːɪŋ/2 hece
A1 seviye
EN → TR
"doing" kelimesinin Türkçesi: etme. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneletme

Görsel

Mücadele eden yenilgiye uğrayabilir. Ancak mücadele etmeyen zaten yenilmiştir.Kahve molası, kimse rahatsız etmesin.Bazen her şeyi kontrol etmeye çalışmaktan vazgeçip akışına güvenebilmek gerekiyor. Huzur, her şeyin istediğimiz gibi olmasında değil, içimizdeki dengeyi koruyabilmekte.Yaprakların arasında kalmış bir sayfa, okumaya devam etmek için ideal bir an.

Tanım

•(auxiliary) A syntactic marker.
•To perform; to execute.
•To cause, make (someone) (do something).
•To suffice.
•To be reasonable or acceptable.

Atasözü & Deyim

“Etme bulma dünyası”
“Üveye etme, özünde bulursun; geline etme, kızında bulursun”
“Dost (akraba) ile ye, iç, alışveriş etme”
“Başını acemi berbere teslim eden cebinden pamuğu eksik etmez (etmesin)”
“Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz”

Diğer Dillerde

AlmancaTun
İspanyolcafacimiento (desus.), fechura (disused), hacimiento, hechura
Rusçaде́йствие, де́ло, дея́ние, посту́пок
Felemenkçetoedoen
Japoncaすること, 仕業, 行為
Lehçeczyn, sprawka
Fincetekeminen
Latinceactiō, faciens
Bulgarcaповедение
Tagalogcagawain
Makedoncaмасло

Etimoloji

See do.

Eş & Zıt Anlamlılar

Eş anlamlılar
boing
act

Örnek Cümleler

O iyi.
He is doing well.
Tom iyi.
Tom is doing fine.
-26 var.
I'm doing that to get rid of this 20.
O nasıl?
How's she doing?
İyi bak.
- Bring it here. What are you doing?
Call him.
What the hell are you doing in Reşat Yaşaran's room?
Tom nasıl?
How's Tom doing?
Ben iyiyim
I'm doing all right.
Ben iyiyim.
I'm doing fine.
Tom iyi mi?
Is Tom doing okay?
Bu olmuyor.
-We're not doing that.
Ne yapıyor?
What is he doing?