Kötü olmak doğamızda var.
And so deep down, our nature is actually nasty.
Ayrıca Taelonlara tam olarak güvenmiyordu.
Also, deep down, he doesn't trust the Taelons fully.
Ve benim ağır kalbim senin altında dibe vurur.
And my heavy heart sinks deep down under you
İçinizde yatan gerçek siz, evrenin ta kendisi.
The real deep-down you is the whole universe.
Ona derin aşağı tabakanın anlamda bir tür vardı.
Deep down in him there was a kind of stratum of sense.
Yerin altını derinlemesine kazmak zorunda değilsiniz.
You don't have to dig deep down underground.
Sen derinine inmelisin, derinine ve kendine sormalısın.
You have to dig deep down. Dig deep down and ask yourselves, who do you want to be?
Biz gerçekten bir şey bilmiyoruz; gerçek derinde yatıyor.
But we know nothing really; for truth lies deep down.
Johnny dahil herkesin içinde büyük bir öğrenci olduğuna inanır.
He believes that deep down, there is a great student inside of everyone, including Johnny.
Yine böyle bir istasyon yapmak için yerin altını derinlemesine kazmak zorunda değilsiniz.
Again, you don't have to dig deep down underground to make a station like that.
Bunu da Minnesota'da derin bir demir madeninin en dibine yerleştirdiler, yerin oldukça altına.
And they've put it deep down in an iron mine in Minnesota,