commanding officer
EN → TR
Tanım
•an officer in command of a military unit
Diğer Dillerde
AlmancaBefehlshaber, Kommandeur
Fransızcachef de corps, commandant
İspanyolcacomandante
Rusçaкоманди́р
Arapçaآمِر, قَائِد, قُمَنْدَان
Azericekomandan, komandir
Kazakçaкәмәндір, командир
Yunancaαρχηγός, διοικητής
Japonca指揮官
Korece지휘관
İsveççebefälhavare
Lehçedowódca
Fincekomentaja
Çekçevelitel
Rumencecomandant
Macarcaparancsnok
İbraniceמְפַקֵּד
Dancabefalingsmand, kommandant
Vietnamcatư lệnh
Slovakçaveliteľ
Slovencekomandant, poveljnik
Litvancavadas
Letoncakomandieris
İrlandacaoifigeach ceannais
Ermeniceհրամանատար
Gürcüceმეთაური
Belarusçaкамандзі́р, каманды́р
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
Birlik komutanı ordusunu düşman topraklarına götürdü.
The commanding officer led his army into enemy territory.
Benim komutanın emirlerini görmezden gelemiyorum.
I can't ignore my commanding officer's orders.
Tom'un komuta subayını öldürdüğü söyleniyor.
Tom is said to have murdered his commanding officer.
Artık birlik komutanım değilsin.
You're not my commanding officer anymore.
Ben senin komutanın değilim.
I'm not your commanding officer.
Tom benim komuta subayımdı.
Tom was my commanding officer.
Ben hâlâ senin komutanınım.
I'm still your commanding officer.
Suriye Ordusu komutanları ve Amir tutuklandı.
The Syrian Army's commanding officers and Amir were arrested.
Şimdi emir subayını dinle ve silahını indir.
Now listen to your commanding officer and put down your gun.
Toplananların ezici çoğunluğu komünist idi.
It is certain though that the vast majority of the commanding officers were communists.
- Teğmen kumandanınız size bir emir verdi.
Lieutenant your commanding officer has given you an order.
Son rütbesi Onbaşı.
Final commanding officer.