Ana içeriğe geç
Sözlük
/
breeding

breeding

/ˈbɹiːdɪŋ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
↔ ters çevir
"breeding" kelimesinin Türkçesi: doğurma, üreme, yetiştirme, terbiye, bitki ve hayvan türlerini ıslah etme.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneldoğurma
Genelüreme
Genelyetiştirme
Genelterbiye
Genelbitki ve hayvan türlerini ıslah etme.

Tanım

producing offspring or set aside especially for producing offspring
the sexual activity of conceiving and bearing offspring

Atasözü & Deyim

Ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmaz
Oğlumu (evladımı) ben doğurdum amma gönlünü ben doğurmadım

Etimoloji

From Middle English breedyng, bredynge (“gestation, incubation, propagation, hatching; engineering, formation, development, growth”), equivalent to breed + -ing.

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Bitki ıslahı
Plant breeding
Geleneksel Yetiştirme[3]
Traditional Breeding[3]
Üreyecek bir çift kalmadı.
There's no breeding pairs left.
Sepet üretimi de yaygındı.
Stock breeding was also widespread.
Kayıt, üretim ve popülasyon
Registration, breeding, and population
Çiftliğinde sığır besliyor.
He is breeding cattle on his farm.
Dişiler ayakta iken doğururlar.
Adults pair up when they are breeding.
Şimdi, burası güney-doğu Afrika.
It makes it look like there are sort of two breeding periods here.
1845'te üreme merkezi kuruldu. [4]
Breeding centres were set up in 1845.[4]:88
Çiftleşmeleri su içinde gerçekleşir.
Breeding takes place in water.
Islahın ana merkezi başkent Ufa'dır . [3]
The principal centre of breeding is the capital, Ufa.[3]:334
Bölge en çok kuğuların üremesiyle bilinir.
The area is best known for its breeding swans.
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod